Türk edebiyatının en önemli eserlerinden Yalnızız. Muharriri Peyami Safa'nın son eseri, bir nevi olgunluk çağı eseri diyebiliriz. Ve bu eserle kuşkusuz Safa için Türk edebiyatının Dostoyevski demek mübalağa olmayacaktır.
Peyami Safa'nın romanlarından birer karakter seçip kendi fikirlerini ona söylettiği söylenir. Bilindiği üzere Peyami Safa sadece edebiyatçı değil, gazeteci ve düşünürdür. Fikrî eserlerinin yanı sıra romanları da başlı başına üzerine düşünülecek yapıtlardır. Bu eserde Samim karakteri Peyami Safa'yı temsil eder. Olgun, okuyan, araştıran, maneviyata önem veren ve bir Allah'a yürekten iman eden Samim. Ve onu karşıtı, hedonist ve zevk düşkünü Besim. Birinin tutkusu okumak ve yazmak, sevmek; diğerinin tutkusu ise yemek yemek ve sefa sürmek. Meral karakteri ise romanın temel karakteri.
Samim ile Meral gönül ilişkisinde içerisindeler. Meral, aşüfte bir kız. Fakat Samim onun içerisindeki iyi cevheri görür. Buna birinci Meral der. Meral'in arkadaşı Feriha'ya özenip Paris'e gitmek isteyen, isyankar ruhuna ise ikinci Meral der. Birinci Meral'i ikinci Meral'e galip çıkarmak ister. Oysa Meral aşüfteliğe devam eder, neredeyse adı çıkar. Samim'e devamlı yalan söyler ve onu aldatır. Nihayetinde babası hastalanır, abisini onu eve hapseder. Meral artık dayanamayacak hale gelir. İntihar etmek niyetindedir. Sigara yakarken çakmağın haznesine doldurduğu benzin üzerine dökülür ve cayır cayır yanarak can verir. Peyami Safa Meral üzerinden müthiş bir ruh tahlili yapar ve kalabalıklar içerisindeki yalnızlara işaret eder.
Samim'in kendi tasavvur ettiği dünya: Simerenya. Bir nevi ütopya. 150 yıl sonraki ideal dünya. Eğitim, moda, insan münasebetleri, aşk, sağlık bambaşka bir dünya. Düşünüyorsam ihtiyaç vardır ve mümkündür diyor Samim.
Her şeyi ve başta insanı atoma indirgeyip, maddeyi kainatın merkezine koyarak ruhsuz insanlar ve ruhsuz toplum inşa ediliyor. Bilim, tabuları yıkacak iken başlı başına put oluyor. Ruh, beyinin ufürüğü olarak görülüyor. Samim ise bir Allah'ın olduğunu biliyor. Artık iliklerimize kadar hayata karışan materyalizm, manayı yok ediyor. Samim buna itiraz ediyor. Kişiyi hayata bağlayan ve anlam katan bu kutsiyetlerdir. İnkâr etmekten çekinmediğiniz kutsiyetler diyor.
Düşünsel, psikolojik altyapısı mükemmel bir kitap. Çatışmalar çok iyi işlenmiş, sonu çok çarpıcı. Karakterler de detaylıca ele alınmış, insanın kendi içinde dahi iyi-kötü çarpışmasını masaya yatırmış Peyami Safa. İnanılmaz kelime dağarcığı ile müthiş romancılığı birleşince üzerine saatlerce düşünülecek bir eser ortaya çıkmış. Türk edebiyatının baş yapıtlarından; Meral, Samim, Besim, Mefharet ve diğer karakterlerden ayrı kalmak üzmedi değil.