Tanzimat Türk tarihinin en önemli dönemlerinden biridir. Batı’nın üstünlüğü artık kabul edilmiş onları yakalamanın yollarını arar olmuştu yönetenler. Koskoca ülkeyi tek bir adamın yani padişahın tek elden yönetmesinin artık imkânsız olduğu anlaşılmış bir bürokrasi grubunun oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmıştı. Ancak bu ha deyince olacak bir şey değildi. Tüm sistemin baştan aşağı değişmesi gerekiyordu. Ancak bu ipte yürümeye benzer bir durumdu. Hem iç hem de dış dinamiklere dikkat ederek her bir adımın planlı ve programlı bir şekilde atılması gerekiyordu. Uzun ve ince bir yürüyüştü bu. En ufak bir tökezleme yılların emeğini boşa çıkardığı gibi kelleyi kaybetme riskini barındırıyordu. Daha önce Osmanlı ülkesinde değişim deneyenlerin sonu hazin olmuştu. Akıllarda hala III.Selim’in başına gelenler vardı. Ama değişmemek de bile bile yok olmak demekti. Birilerinin elini taşın altına koyması gerekiyordu…
Bu kitap işte bu elini taşın altına koyan kişilere dair bir hatırat. Mustafa Reşit Paşa, Mithat Paşa, Cevdet Paşa, Fuat Paşa, Mehmet Emin Ali Paşa…Kimi zaman padişahla, kimi zaman yabancı ülkelerle, kimi zaman halkla kimi zamanda birbirleriyle mücadele ettiler. Bu denli emeğin, tartışmanın, mücadelenin olduğu yerde de ortaya bir şeyler çıkmaması imkansızdır. Zira Osmanlı’nın 500 sene yapmadığı şeyleri kısa sürede meydana çıkarmışlardır. Modern eğitim veren okullar, fabrikalar, kadınların toplum hayatına dahil edilmesi, eşitlik, mali düzenlemeler vs. bu devrin önemini şu şekilde özetleyebilirim; Tanzimat Dönemi olmasaydı Cumhuriyet de ilan edilemezdi. Atatürk’ün yaptığı Türk Devrimi belki de yapılamazdı. Zira inkılapların kökleri Tanzimat devrinde atılmıştı. Cumhuriyet’in tüm münevverleri Tanzimat döneminde açılan okullarda okumuş Tanzimat döneminde kurulan kurumlarda görev almışlardı.
Yakın zamanda kaybettiğimiz değerli hocamız İlber Ortaylı bu dönemi tüm yönleri ile ele alıyor. Başarıları – başarısızlıkları objektif biçimde anlatılmış. Çok önemli bir kaynak eser. Bu kitabı herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Zira kitabın sonunda yazan şu cümle çok önemli. Tanzimat hala devam ediyor…