Bir baba öldüğünde değil, oğlu onu affettiğinde hikâye biter.
Puan vermedi·227 syf.··
2026 7. kitabı
Kemal Varol’un ödüllü romanı Âşıklar Bayramı, modern Türk edebiyatında baba-oğul hesaplaşmasına dair yazılmış en içten ve "sesi olan" eserlerden biridir. Roman, yirmi beş yıl boyunca birbirine uğramamış bir baba ile oğlun, Kars’a uzanan üç günlük yolculuğunu anlatırken; aslında telafisi mümkün olmayan zamanın, birikmiş suskunlukların ve geç gelen bir vedanın hüzünlü melodisini sunar. Bir tarafta hayatını sazına ve yollara adamış, ağır hasta bağlama ustası Heves Ali; diğer tarafta ise babasız büyümenin yaralarını avukatlık cübbesiyle gizlemeye çalışan oğlu vardır. Bu yolculuk, sadece fiziksel bir mesafe kat etmek değil, çocuğun babasına duyduğu derin öfkenin, merakın ve kaçınılmaz bir merhametin süzgecinden geçmesidir. Varol, anlatısını bir yol hikâyesi üzerine kurarken, Doğu’nun âşıklık geleneğini ve taşranın kendine has kederini modern bir dille harmanlar. Yol boyunca uğranılan her durak, Heves Ali’nin geçmişindeki bir günahın veya yarım kalmış bir sevdanın kapısını aralar. Yazar, ajitasyona kaçmadan, son derece vakur ve müzikal bir üslupla "baba" figürünün hem bir sığınak hem de aşılması gereken aşılmaz bir dağ olduğunu hissettirir. Romanın sonunda ulaşılan Kars, sadece coğrafi bir varış noktası değil; kışın, soğuğun ve nihai sessizliğin, yani ölümün ve kabullenişin sembolüdür. Âşıklar Bayramı, "Bir baba öldüğünde değil, oğlu onu affettiğinde hikâye biter" dedirten, her kelimesiyle bir bozlak tadı bırakan dokunaklı bir başyapıttır.
Roman
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,333 okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.