7/10
·210 syf.··
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 01:56
Hakan Günday 'ın Malafa, Antalya'da bir kuyumcuda çalışan Kozan adlı bir genci merkezine alır. Kozan, gündelik hayatın sıradanlığı içinde sıkışmış, duygusal olarak körelmiş ve hayata karşı mesafeli bir karakterdir. Çalıştığı ortam —pırlantaların, paranın ve yapay parıltının dünyası— aslında onun iç dünyasındaki boşlukla keskin bir tezat oluşturur. Bir gün hayatına giren bir kadınla birlikte bu durağanlık kırılır. Ancak bu karşılaşma, klasik bir kurtuluş hikâyesi olmaz. Aksine, karakterin içsel çöküşünü, arzularını ve insan ilişkilerindeki kırılganlığı daha da görünür kılar. Roman ilerledikçe gerçek ile algı, arzu ile tiksinti iç içe geçer. Malafa, Hakan Günday’ın diğer eserlerinde olduğu gibi okuru rahatsız etmeyi amaçlıyor. Karakterin zihninin en karanlık, en bastırılmış düşüncelerini filtresiz bir şekilde görüyoruz. Bu açıdan roman, sadece bir hikâye değil; aynı zamanda insan doğasının sınırlarını zorlayan bir iç monolog. Kitapta en dikkat çeken unsurlardan biri pırlanta metaforu. Dışarıdan bakıldığında kusursuz, değerli ve parlayan taşlar; aslında insan ilişkilerinin yapaylığını, duyguların metalaşmasını temsil ediyor. Karakterin çalıştığı kuyumcu, bu anlamda sadece bir mekân değil; modern hayatın sahte ışıltısının simgesi haline geliyor. Yazarın dili yine sert, doğrudan ve yer yer sarsıcı. Bu dil, bazı okurlar için yorucu ya da tekrar hissi yaratabilir. Kitabın etkileyici yanı, karakterin iç dünyasının bu kadar yakın bir anlatımla yapılması olmuş. Ancak kitabı Hakan Günday kitabı olarak düşündüğünde biraz yetersiz kalmış. Çok daha iyi kitapları var ama bu değildir ki okumayın. Sadece şunun farkında olmak lazım, Malafa, herkes için kolay okunabilir ya da “keyifli” bir roman değil. Ama rahatsız eden, düşündüren ve insanın içindeki karanlıkla yüzleştiren bir metin arayanlar için oldukça çarpıcı olabilir.
Edebiyat
MalafaHakan Günday · Doğan Kitap · 20175,6bin okunma
·
153 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.