Örneğin ruhsal ve bedensel zorlamaların yükü altında kalmış ikinci Dünya Savaşı sürecinde nevrotik ve şizofrenik dediğimiz ruhsal bozukluklarda hiçbir artış olmadı sadece savaş stres ve reaksiyonları yaşandı(gençtan 1981) buna karşılık savaşı izleyen yıllarda toplumlar istenilen refah düzeyine eriştikçe depresyonda varoluş nevrozlarında artış oldu emeklilik depresyonu arttı yaşamın anlamsızlığından kökenini alan ruhsal bozukluklar ortaya çıktı.