Kitabın arkasında da yazdığı gibi, Lydia'nın ölümüyle başlıyor hikayemiz.
-Lydia 3 çocuklu bir ailedeki ortanca kardeş.
-Aile o kadar yanlış ki, çocuklarına karşı olan tavırları, onları anlayamamaları falan o kadar rahatsız edici ki okurken gerçekten ruhumun sıkıldığı yerler oldu.
-Kendi geçmişinde yapamadıklarını çocuğuna empoze etmeye çalışmak
-Çocuğunu kendine göre şekillendirmek
-Çocuğun isteklerini görmezden gelmeyi geçtim, "görememek". Ki bence bu daha da kötü.
Özetle çocuk sahibi olmaması gereken olgunlaşamamış ebeveynlerin, çocuklarına yaşattıkları travmaları okuyoruz. Bir aile dramasına şahitlik ediyoruz.
Dram seven biriyim ama bu saydıklarım üzerinden ilerleyen hikayeler beni rahatsız ediyor.
Bir de kitabın ilerleyiş tarzını sevemedim.
Kitap kızın ölümüyle başlıyor ve biz bu süreci geriye dönük okuyoruz. Kızın ölümüne sebep olan şeyleri görüyoruz. Anne babanın geçmişine iniyoruz vs.
Ancak zamanda bir ileriye atlanıyor, bir geriye derken gerçekten bazı yerlerde kimin kim olduğunu anlayamadığım, noktaları bağlamakta zorlandığım yerler oldu.
Yazarın okuduğum ilk kitabına da benzer şeyler yazmışım, aynı puanı vermişim. Sanırım okuduğum son kitabı olacak, tarzını ve hikayelerini çok sevemedim.
Kitabın sonunda, "Yazarlık yalnız bir iştir." yazdıktan sonra 30 tane isim sıralaması da güldürdü.
Kitapları hep Amazon/ Goodreads çok satanları arasında. Özetle, ekip işi ve pr ile şişirilmiş bir yazar diye yorumladım.
Diğer kitapları:
( Ufak Yangınlar ) incelemem: #274067543