Gönderi

(2009 sanırım - 2024)
10/10
·256 syf.··
2026 139. kitabı
Bu kitabı çocukken okumuştum. Ama unuttum (xd) ve hiç unutmamayı dilerdim. Yıllar sonra tekrar okudum (2024 yılında) bu sefer hayatımın en zor dönemlerinden birinde. Ve gözlerim doldu. Çocukken bile bu kitap beni derinden sarsmıştı. Beyaz Diş benim için çok özel bir hikaye. Bu kitabı gerçekten seviyorum. Hani insanın çok sevdiği birine okumak isteyeceği türden bir hikaye belki partnerine, belki bir gün çocuğuna. Peki ne anlatıyor, basitçe? Alaska’nın sert doğasında doğan bir kurdun hayatta kalma hikâyesi. Vahşi, özgür ve tamamen içgüdüleriyle hareket eden bir canlı. Zamanla: İnsanlarla karşılaşıyor Sahipleniliyor, eğitiliyor Zalim insanların eline düşüyor (işkence görüyor, dövüş köpeğine dönüştürülüyor) Ve en sonunda iyi bir insan tarafından kurtarılıyor Basit gibi geliyor, değil mi? Ama değil. Aslında bu kitap, vahşi bir canlının sevgiyle nasıl değiştiğini izlemekle ilgili. Doğa vs. Medeniyet (İçgüdüler vs. insan kuralları) Sevgi vs. Şiddet (Şiddet bir canlıyı canavara çevirir, sevgi ise dönüştürür) İnsanın etkisi (İnsan ya YOK EDER ya İYİLEŞTİRİR) Hayatta kalma mücadelesi (Güç, korku, açlık—acımasız ve gerçek bir dünya) Ve sonunda seni şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir canlı gerçekten kötü doğar mı? Yoksa yaşadıkları mı onu o hale getirir? “Onun bildiği sevgi, dayakla ve zorbalıkla kazanılmıştı. Şimdi yeni bir şey öğreniyordu—nazik, yumuşak bir sevgi.” Bunu okuduktan sonra özellikle Yabanın Çağrısı kitabını da okumanızı öneririm. Bu sefer Jack London bize ters açıdan bakmayı gösteriyor.
İnceleme
Beyaz DişJack London · Payidar Yayınevi · 202195,5bin okunma
·
16 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.