- Siddhartha ve Kamala'ya dair toplu alıntılar:
"Evet, güzel ve kırmızıdır ağzım/dudaklarım; ama kendisi istemeden bu ağzı öpmeyi bir dene bakalım. Kendisini öpenlere pek çok hazlar sunabilen bu ağızdan bir damlacık bal alabilecek misin?"
(...)
"Şansın varmış," dedi. "Birbiri ardında kapılar açılıyor önünde. Nasıl iştir bu, anlamadım. Büyü mü yapıyorsun yoksa?"
(...)
“Kulak vermiş, onu dinliyordu. Sesini seviyordu onun, gözlerinin bakışını seviyordu.”
(...)
"Belki de öyledir, dedi alçak sesle, söylediğin gibidir belki dostum, belki bir başka türlüdür. Siddhartha, yakışıklı bir erkek olduğu için bakışı kadınların gönlünü okşuyor, bu yüzden de şansı yaver gidiyordur belki".
(...)
"Senin kalbinde sığınabileceğim bir yer var kimselerde olmayan."
(...)
Siddhartha'nın ortadan kayboluşunu duyduğunda, pencereye, eşine seyrek rastlanır bir kuşu beslediği altın kafese doğru ilerledi. Kapısını açıp kuşu çıkardı kafesten ve azat etti. Uzun süre arkasından baktı uçan kuşun. O günden sonra da ziyaretçi kabul etmedi artık, evinin kapısını kapalı tuttu. Ne var ki bir süre sonra, Siddhartha ile son kez birlikte olduğu zaman hamile kaldığını anladı.
(...)
Kamala, gözlerinin içine baktı Siddhartha'nın - "İhtiyarlamışsın, sevgilim," dedi. "Saçın sakalın ağarmış ama o genç Samana'ya benziyorsun yine, bir zaman âdeta çırılçıplak, ayakları toz toprak içinde benim koruluğuma gelen Samana'ya."
Siddhartha gülümsedi: "Görür görmez tanıdım seni, Kamala, sevgilim."