8/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 18:59
"Bir zamanlar, Almanya'nın Berlin kentinde Albinus adında bir adam yaşardı. Zengindi, saygındı, mutluydu; günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terketti; sevdi; sevilmedi; ve yaşamı felaketle son buldu." Kitabın açılışında insan bir kitaba dair her şeyi öğrenince okumak ister mi? Bu sorunun cevabı evetse o zaman kitabı okumaya devam edebiliriz. Tıpkı Marquez'in Kırmızı Pazartesi'si gibi. Benim için de öyle bir süreçti. Nabokov'un da dediği gibi: "Her ne kadar bir insan yaşamının özeti, yosunla çerçevelenmiş olarak, bir mezar taşının üstüne kolayca sığarsa da, ayrıntılar her zaman hoşa gider." Evet öykünün kendisi hoşunuza gittiğinde ya da ilginizi çektiğinde; öyküye dair her ayrıntı da ilginizi çeker ve sizi içine çeker. Bu öykü de benim için öyle oldu. Bir kitaptaki karakterin düşüş hikayesini okumak her zaman ilgimi çeker neden bilmem. Bari Camus'nun Düşüş'ü ile bitirelim. "Ah! Azizim, bizler tuhaf, sefil yaratıklarızdır ve azıcık yaşamlarımıza geri dönsek, bizi şaşırtacak ve kendimizi rezil edecek, çileden çıkaracak fırsatlar eksik olmaz."
Edebiyat
Karanlıkta KahkahaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 2010395 okunma
·
66 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.