Bir yıldan fazla süren bu yolculuğun sonuna geldik. Troa yıkıldıktan sonra Odysseius da dönünce eve ne oldu Danao’lara diye düşünmeyelim diye sağolsun Vergilius tamamlamış hikayeyi. Çok da kısa bir sürede yazmış eserin destan olduğunu göz önünde tutarsak.
Homeros’nun iyi bir öğretmen gibi yolunda gittiği bu eser bizim gibi düz insanların “harikaydı”, “akıcıydı, fena sardı” veya “hiç sevmedim” diye yorumlamaya pek haddinin olmaması gereken bir oluşum. Destanın da özeti olmaz bence, anlatılan her ne kadar bir savaş ve serüvense asıl insanın aldığı bunların çok ötesinde.
Sırasıyla mitoloji okumalarına başladığım zamanlardan beri okuduğum eserler bir hikaye veya mitos olmaktan öte, insanın kendisini veriyor bana. Yakılan ağıtlar, tüm o içşel çatışmalar ve insan ilişkileri aradaki yüzyıllara rağmen hiç değişmeden geliyor bugüne ve muhtemeldir ki yarınlara.
Hem bu kadar şey yazıp hem de hiçbir şey anlatmamak da biraz bilinçli bir eylem benim yaptığım. Ben destanı anlatamam size, kimse kimseye anlatamaz. Bu yolculuklarda tek başımıza olmalıyız, kendi gelişiminde insan yalnız ilerlemeli.
Sırada Dante Alighieri’den Yeni Hayat var. Sonra İlahi Komedya ile bitiyor serüvenim. Belki de yeni başlıyor bilmiyorum. Ama bu, şuana kadarki mitoloji okumalarım bana ve ruhuma o kadar iyi geldi ki.. Her gün kendimizi daha çok bulup, daha ilerleyebileceğimiz günler diliyorum hepimiz için. Selam olsun LAVINIA!