Kitap, 12 yıl boyunca Orphalese kentinde yaşayan ve artık evine dönmek üzere gemisine binmeye hazırlanan bilge El Mustafa'nın hikayesini anlatıyor. Tam ayrılacakken halk etrafını sarıyor ve ona hayata dair sorular sormaya başlıyorlar. Aşka, evliliğe, çocuklara, çalışmaya, sevince, kedere, zamana ve ölüme dair aklınıza gelebilecek en temel insani kavramlar üzerine konuşuyor bilge.
Halil Cibran edebiyat yapmak için ağdalı cümleler içinde boğmuyor bizi. Tam aksine, insanın içini ısıtan, okurken yormayan, tam anlamıyla tertemiz diliyle size öyle şeyler anlatıyor ki... Okuduğum her cümlenin altını çizmekten, not düşmekten yoruldum diyebilirim. Her bölümden sonra bir süre tavana bakıp düşündüğüm, kendi içimde dile getiremediğim ne varsa Cibran'ın gözüme gözüme soktuğu anlar oldu.
Zoraki yazılmış, tabiri caizse gaz vermekten başka işe yaramayan kişisel gelişim kitapları yerine; insana insanlığını hatırlatan, samimi bir şekilde ruhumuza dokunan bu kitabı okumamak bana göre eksikliktir.