Gönderi

Sözde Kızlar, Ah Kızlar
9/10
·240 syf.··
2026 10. kitabı
Sözde Kızlar, Peyami Safa'nın yirmili yaşlarında yazmasına karşın olgunluk eserlerindeki dil ve üslubu taşıyan bir eser. Safa'nın diğer romanları gibi sosyolojik-psikolojik bir eser. Ahlâki çöküntü, Doğu-Batı çatışması, toplumun dejenere olması gibi konuları işliyor. Kurtuluş Mücadelesi yıllarında Yunan işgalinde babası kaybolan Mebrure, İstanbul'daki sosyete akrabalarının yanına gitmiş ve babasını da aramak için kurumlara müracaat etmiştir. Bu sosyete köşkündeki insanlar sosyetenin dejenere olmuş; sefahat düşkünü, azgın, sapkın, umursamaz olduğunu görür. Bunlar birbirinin arkasından işler çeviren, hepsi birbirinin foyasını ortaya çıkarmaya çalışan kişilerdir. Kimin eli kimin cebinde belli değildir; bugün biri biriyle, yarın başkasıyla ilişki yaşayan erkekler ve iffetsiz kadınlar arasında Mebrure bu yaşantıya mecbur olur ve babasından haber alabilmek için tahammül eder. Bu sırada Nadir ve Fahri gibi temiz, okumuş, Anadolu düşkünü kişileri de tanır ve bu romandaki özenti-muhafazakar çatışmasını temsil eder. Evin hovarda ve yakışıklı delikanlısı Behiç de üstte bahsettiğimiz gibi ömrünü eğlence ile geçiren ve ahlaki değerlere sahip olmayan biridir. Sevgilisi Belma'dan ayrılır. Zamanla evlerinde kalan Mebrure'ye aşık olmaya başlar ve kendini ahlaki olarak düzeltir. Eve geç gelmeyi, içkiyi, kadın işlerini ve çapkınlığı bırakır. Mebrure'ye ilanıaşk yapar ve evlenme teklif eder. Mebrure bunda tereddüt duyuyordur, Behiç'e tam itimat etmez fakat bu evliliğin işine geldiğini düşünür. Hastalık döşeğinde düşmüş olan Belma, Mebrure'yi çağırır. Behiç'in yaptığı tüm iblislikleri anlatır ve Behiç'in asıl yüzü açığa çıkar. Sonra da Belma intihar eder. Belma bir sözde kızdır. Kendini erkeklere kullandırmayı, izzetinefsini hiçe sayarak zevklere alet olmayı mutluluk sanat. Hatice ismini bırakıp Belma olmuştur. Avrupa'da aktris olma hayaline kapılmış; muhitinden, hatta kendi öz ana ve babasından nefret etmiştir. Köşke yeni gelen Mebrure'yi bile Behiç'ten kıskanır. Sonra pişmanlık duyar, Türk ve Müslüman kızı Hatice olarak tüm sözde kızlara seslenmek ister. Onları bu çirkeften çıkarmak ister. Mebrure'ye Behiç'in ona yaptığı zulmü anlatır. Sonra pişmanlıklar içerisinde yaşamına son verir. Peyami Safa'nın diğer romanlarında olduğu gibi psikolojik tahliller ön plandadır. Mebrure'nin, Behiç'in, Belma'nın, Fahri'nin ruh hâli bizlere irdelenir. Aynı zamanda Anadolu'yu yakıp kavuran Yunan mezalimine ve Türk'lerin direnişine lakayt kalıp her gün farklı oyun ve eğlence arayan Avrupa yalakası profile karşı Türk-Müsüman kimliği ile derûni ve hakiki huzura sahip mütevekkil insan ortaya çıkarılır. Sosyetenin, özellikle İstanbul'un belli muhitlerinin nasıl yozlaştığını görürüz. Safa'nın romanlarını bu denli müstesna kılan rûhi tenkitler ve akıcı dili ile, aynı zamanda Safa'nın derin kelime haznesini gözler önüne koyan ve topluma ayna tutan bir eser. Özentiliğin, yozlaşmanın, zevk ve sefahatin değilin aslına sadık kalmanın mutluluk vereceğini gösterir. İlki gelip geçici haz sonunda hezimet getirirken ikincisi asıl saadete vasıl olma yolunda gereklidir. Okunmasını tavsiye ettiğim bir eser.
Edebiyat
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
·
71 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.