·115 syf.····Okunma: 17 Mart 2026 02:18 Ramazan ayında okuduğum ve beni 1930 yılı Ramazan ayına götüren kitapta o dönemdeki ramazan hakkında bilgi sahibi oldum. 1930 Şubat ayında İstanbul’da yaşanan Ramazan ayını neredeyse gün gün yazmış yazar. Böyle kıymetli bir kitapta yayınevinin ciddi hataları olduğunu belirtmem gerekiyor. Yazar her gün için kısa yazılar kaleme almış fakat yayınevi o kadar uzun dipnotlar yazmış ki bazı yerlerde dipnotlar yazıdan daha uzun olmuş! Bu (küçücük yazılmış) dipnotları okumak kitaptan uzaklaştırıyor ve gereksiz bilgilerle zihni dolduruyor. Mesela bir kişi için dipnotta açıklama yapılırken sadece mesleği belirtilse ve en fazla bir iki cümle ile hakkında bilgi verilse yeterli fakat yayınevi öyle abartmış ki neredeyse kişinin mini biyografisini yazmış. Birkaç satır yazıdan sonra sayfanın tamamının dipnot olduğu yerler yayınevinin durumu ne kadar abarttığına örnek gösterilebilir.
Bunun dışında eklenen resimler çok güzeldi fakat resim 11’in olmaması ve böyle bir ayrıntının gözden kaçması ciddi olarak eleştirilecek bir başka durumdu. Ayrıca resimler daha netleştirilebilirdi.
1930 Ramazan’da yazarın gözlemleri; halkın Ramazan’ı eğlence, iftar sonrası yemek yeme zevki, gösterilere gitme bahanesi olarak görmesi üzerine yoğunlaşmış. Yazar ramazan ayındaki gösteriler, tiyatrolar eğlenceler hakkında bilgi vermiş. 1930 Ramazan’ının ardından başlayan kitabın ikinci bölümünde yazarın farklı yıllarda yazdığı Ramazan’la ilgili başka yazıları yer alıyor: 1935,1937,1955,1959,1960… Yıllar ilerledikçe yazarın Ramazan’ın eğlence tarafından manevi anlamına geçtiğini fark etmemek mümkün değil.