Server Bedi Külliyatı

Ramazan Geceleri

Peyami Safa
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
115
Basım Tarihi:
Haziran 2020
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9786051559254
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·115 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2022 19:18
Zamanında Ahmet Hamdi Tanpınar'ı araştırırken TRT2'nin Edebiyat Söyleşileri programında Seval Şahin'in Peyami Safa ve Ahmet Hamdi Tanpınar karşılaştırmasını, yürüttüğü yeni projeleri duyduktan sonra Ötüken yayınlarından Peyami Safa kitaplarının hepsini alıp okumak farz oldu demiştim. Bahsettiğim programda Seval Şahin; Peyami Safa'nın farklı mahlaslarla yazdığı, gazetede yayınladığı yazıları büyük bir proje yürüterek derlediğini ve Ötüken yayınları ile bunu bize sunacağını bildirmişti. Ki bu program ayrıca benim Cingöz Recai - Zeyrek Cinayeti ile karşılaşmamı sağlamıştır. Zira Seval Şahin aslında benim onca polisiye kitabında aradığım edebi zevkin Peyami Safa'nın ömrünün 40 yılını vererek yazdığı Cingöz Recai serisinde mevcut olduğunundan bahsetmişti. Benim Ramazan Geceleri ile tanışmam ise bambaşka şekillerde, hatta bir Ramazan gecesinde olmuştu :) Ramazan Geceleri, Peyami Safa'nın ramazan ruhuna yönelik Cumhuriyet gazetesinde 1930'larda yazdığı yazıların derlendiği bir eserdir. Bu eseri okuyarak dönemin İstanbul'u, İstanbul'daki tiyatro-sinemalar ve eski-yeni farklılıklarını görmek mümkün. Temelde bunlar anlatılıyor. İçinde çeşitli resimleri olan, alıntıları bazen moral bozup bazen haklıdır dedirten tarzda. Peyami Safa aslında bir nevi günlük gibi kullanmıştır benim açımdan bu programıyla gazeteyi. Camide not tutan kızı anlatmıştır bazen. Bazen sinemada izlediği film üzerine düşüncelerinden bahsetmiştir. Bazen kadının kadın olup doğasını kabul etmesi gerektiğini, erkeğin ise erkek olup orta oyunundaki "Zenne" olmaması gerektiğini savunmuştur. Bazen de Ramazan ruhunu anlatmıştır. O dönemler Peyami Safa'nın Dârülbedayi ile ilişkisi olduğu, sinemanın Türkiye topraklarına yeni geldiği dönemler. Tiyatro ile sinemanın yarıştığı ve Peyami Safa'ya göre tiyatronun baskın geldiği zamanlar. Buna rağmen Peyami Safa
Peyami Safa külliyatı
Ramazan GeceleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202036 okunma
Puan vermedi·115 syf.·
2023 139. kitabı
Peyami Safa'nın bu kitabında 1930 ile 1960 yılları arasında, çeşitli gazetelerde yayınlanan fıkra ve yazıları derlenmiş. Tiyatro, Ramazan Geceleri ve dönemin güncel olaylarını içeren yazılar bunlar. Çok detaylı ancak bir o kadar da faydalı dip notlarla, dönemin sosyal ve kültürel yapısı ile oldukça aydınlatıcı bilgiler de ediniyorsunuz.
Ramazan GeceleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202036 okunma
9/10
·115 syf.··
2025 24. kitabı
Ramazan Geceleri, 1930 yılında Cumhuriyet gazetesinde yer alan sütun başlığının ismidir. Peyami Beğ bu sütunda, halkın Ramazan ayını nasıl karşıladığını, nasıl eğlendiklerinin tahlil ve tenkitlerine yer vermiştir. Ramazan eğlencelerinde meydana gelen kültür değişiminin üzerinde durmuş, halkın Ramazan gecelerini fırsat bilerek kendilerini dışarı atmasını mübarek ayın muhtevasına ve ulvîliğine uygun olmadığını dile getirmiştir. Nefis terbiye etmeyi amaçlayan bu ayda iftar sonrası yeme içmelerin aşırılığını eleştirmiştir. Yazılarının büyük kısmını Ramazan gecelerine konu olan Orta oyunu, Karagöz, Meddah, sinema, tiyatronun eleştirileri oluşturuyor. Kitaba dair eleştirim ise kitabı derleyenlerin adı geçen her kurum, sanatçı, yazar, bina hakkında uzun dipnotlara yer vermesidir. Bu dipnotlar okuyucuyu aydınlatma amacıyla yazılmış olsa da bazılarının kalabalık oluşturduğunu düşünüyorum. Bu kitabı Ramazan ayında okumak anlam değer dünyamızı şekillendirmesi açısından oldukça faydalı olacaktır. Ramazanımız mübarek olsun.
Ramazan GeceleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202036 okunma
Puan vermedi·115 syf.··
2021 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2021 02:58
Peyami Safa' nın gazetedeki köşe yazılarında ramazan günlerindeki sohbet tarzındaki yazıları yer alıyor . Keyifle okunacak güzel bir eser dönemin tiyatro çalışmalarını ve sosyal hayatını anlatması açısından çok önemli
Ramazan GeceleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202036 okunma
5/10
·115 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 02:18
Ramazan ayında okuduğum ve beni 1930 yılı Ramazan ayına götüren kitapta o dönemdeki ramazan hakkında bilgi sahibi oldum. 1930 Şubat ayında İstanbul’da yaşanan Ramazan ayını neredeyse gün gün yazmış yazar. Böyle kıymetli bir kitapta yayınevinin ciddi hataları olduğunu belirtmem gerekiyor. Yazar her gün için kısa yazılar kaleme almış fakat yayınevi o kadar uzun dipnotlar yazmış ki bazı yerlerde dipnotlar yazıdan daha uzun olmuş! Bu (küçücük yazılmış) dipnotları okumak kitaptan uzaklaştırıyor ve gereksiz bilgilerle zihni dolduruyor. Mesela bir kişi için dipnotta açıklama yapılırken sadece mesleği belirtilse ve en fazla bir iki cümle ile hakkında bilgi verilse yeterli fakat yayınevi öyle abartmış ki neredeyse kişinin mini biyografisini yazmış. Birkaç satır yazıdan sonra sayfanın tamamının dipnot olduğu yerler yayınevinin durumu ne kadar abarttığına örnek gösterilebilir. Bunun dışında eklenen resimler çok güzeldi fakat resim 11’in olmaması ve böyle bir ayrıntının gözden kaçması ciddi olarak eleştirilecek bir başka durumdu. Ayrıca resimler daha netleştirilebilirdi. 1930 Ramazan’da yazarın gözlemleri; halkın Ramazan’ı eğlence, iftar sonrası yemek yeme zevki, gösterilere gitme bahanesi olarak görmesi üzerine yoğunlaşmış. Yazar ramazan ayındaki gösteriler, tiyatrolar eğlenceler hakkında bilgi vermiş. 1930 Ramazan’ının ardından başlayan kitabın ikinci bölümünde yazarın farklı yıllarda yazdığı Ramazan’la ilgili başka yazıları yer alıyor: 1935,1937,1955,1959,1960… Yıllar ilerledikçe yazarın Ramazan’ın eğlence tarafından manevi anlamına geçtiğini fark etmemek mümkün değil.
Edebiyat
Ramazan GeceleriPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202036 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.