·90 syf.····Okunma: 02 Mayıs 2026 21:53 Uyku... Vücudunun tüm gün çalışarak ısınan sistemini ya gevşetip soğutmak için varlığı ya da alışkanlıklar içinde yaşamın/bireyin/özünün farkında olmadan soluk alıp vermesiyle tüketmesinin analojisi.
Bu kitapla başlamanın anlamı var gibi.
Kahraman, uzun süre sonra bir kitap alıyor eline ve uykusundan uyanıyor. Sorgulamaya başlıyor; varlığını, evliliğini, amacını. Ait olmadığını fark ediyor. Bulunduğu yerde anlaşılmadığını, sadece sevmenin ya da şikayet edecek bir şeyin, kötülüğün olmasa da o şeyin yeterli olmadığını hissediyor. Eş, çocuk sadece var diye mutlu olunabilir mi? Birbirine yabancı kalarak bir arada kalmanın mantıksız ve anlamsız olduğunu, monotonluğun, sıradanlığın boğduğunu hissediyor iyiden iyiye. Bu kitapla içinde bulunulan, gittikçe anlamsızlaşan ya da ruhsuzlaşan monotonluktan uyanışa bir motivasyon/farkındalık olsun, diye içten içe seçilmişse çokça anlamlı olmuş derim kendime.
Kadın karakteri öyle iyi anlıyorum ki... Ortada iyi ya da kötü kahraman yok; gri kahramanın şimdiden kopuşu vardı. Böylece Haruki Murakami ile de sonunda tanış oldum, ufak bir köşesinden de olsa. Teşekkürler...
Dokunaçları olan bir eserdi, tadında bitti.