Puan vermedi·200 syf.····Okunma: 29 Nisan 2026 11:37 Hikaye; bir aile yemeğinde bir araya gelen üç erkek kardeş, eşleri ve babalarının etrafında şekilleniyor. Kitabın en çarpıcı yanı; her karakterin olayları hem kendi bakış açısından anlatması hem de dışarıdan nasıl göründüklerini yansıtması. Aile içinde sırların sırları kovaladığı bu atmosferde; önyargıların bizi nasıl yanlış yollara sürüklediğini ve insanları gerçekten tanımadan verdiğimiz hükümlerin ne kadar yanıltıcı olabildiğini çarpıcı bir şekilde görüyoruz.
Herkese Kızıp Herkese Acımak
Okurken kendimi sürekli bir duygu karmaşası içinde buldum; karakterlerin hatalarına öfkelenirken, bir sonraki sayfada yaşadıkları çaresizliklere acımaktan kendimi alamadım. Şermin Yaşar; hayatın sadece "bize" ya da "size" değil, "herkese" nanik yapabileceğini, o kusursuz görünen vitrinlerin arkasında aslında ne büyük fırtınalar koptuğunu ustalıkla işlemiş.
Özellikle kitaptaki o kadın karakterlerin direnci ve inadı gerçekten dudak uçuklatacak cinsten; insan okurken bu kadarı da olmaz dedirten bir "şok" dalgasının içinde buluyor kendini.
Ve tabii ki Emin... Bir öğretmen olarak sergilediği tutarsızlıklar ve karakter zayıflığıyla, insanın içinden "Başına gelen her şeyi hak etmişsin!" dedirten, hayal kırıklığı yaratan bir figür olarak zihne kazınıyor.
Özetle; dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bir aile yemeğinin, aslında nasıl devasa bir hesaplaşma alanına dönüşebileceğini ve içimizdeki "el alem ne der" korkusunun bizi nasıl yalnızlaştırdığını anlatan sarsıcı bir deneyimdi.