Gönderi

Gerçek sevgi, gerçekten var mı? İnancım sıfır Camus :)
Kendini başkalarına değil, yalnızca sevdiği insanlara teslim etmek önemlidir.
Sayfa 60 - İthaki Yayınları
·
156 Gösterim
1 Yorum
Varoluşçular duyguların gerçekliğine tutunurlar. Yaşam onlar için karar verebilme ve bu kararın sancısını çekebilme özgürlüğü. Kierkegaard bu yüzden “yaşam üzerine düşünülecek bir fenomen değil, yaşamak zorunda olduğumuz bir gerçekliktir” der. 20. yüzyıl Fransa’sında bu akıma karşı yapısalcılık da gelişir ki oraya daldığımızda da aslında tüm duygu, düşünce, davranış gerçekliktir. Ancak gerçeklik yapısalcılıkta hiçbir zaman bize ait olmaz. Bu yüzden yaşadığımız her gerçekliği Öteki’nin sahasında, onun bize verdiği “benliği” gerçekten kendimizmiş gibi yaşarız. İşin içinden çıkması zor…
Çağıl
Gönderi Sahibi
Emek IlgazEmek Ilgaz kolektif iradeyle yeni bir yapı oluşturmak yine mantıklı geliyor, bu ‘biz’ oluşurken ‘ben’ yok olmamalı yoksa başka bir hapishaneye düşeriz. Yapısalcılar bana algoritma oluşturur gibi geldiği için o yüzden Camus yumuşak kalıyor yanlarında. Camus felsefesinde o ağın içinde bile yabancılık baki kalır. Günümüze zaten bakarsak kolektif ve birey zaten birbirinden ayrılamaz ama dediğin yüzleşme asıl cesaret noktası. Belki de en sonunda kurulan yapıda yok olmayı göze almak da ağacın başka bir dalıdır, adı yine de sevgidir. Sevgiyi yönelttiğim dediğin noktada tamamen psikolojik kısma kaydı aklım, araya nörobilim sokarsam felsefeden çıkıyorum djkgks girdap gibi konular yaz yaz bitmez
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.