Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp’in 1923’te ortaya koyduğu, Türkçülüğü dağınık fikirler olmaktan çıkarıp sistemli bir düşünce haline getirdiği temel bir eserdir. Bu kitapta Gökalp, “Türkçülük nedir?” sorusunu cevaplarken; tarihinden kültürüne, dilden ahlaka, ekonomiden siyasete kadar bir milletin nasıl ayakta kalacağını adım adım anlatıyor. Ona göre mesele sadece bir kimlik olasından ziyade; bir kültür, bir vicdan ve bir gelecek inşasıdır.
Eserde özellikle “milli kültür” (hars) ile “medeniyet” ayrımı dikkat çeker. Gökalp, Batı’yı tamamen reddetmeden ama körü körüne de taklit etmeden, özünü koruyarak gelişen bir toplum modeli çizer. “Halka doğru” diyerek aydının halktan kopmaması gerektiğini, “Batıya doğru” diyerek de çağın gerisinde kalınmaması gerektiğini vurgular. Bu denge, kitabın en güçlü omurgasını oluşturuyor.
İkinci bölümde ise iş teoriden pratiğe dökülür. Dilin sadeleşmesinden hukukun millileşmesine, ekonomiden eğitime kadar geniş bir program sunuluyor.
Mustafa Kemal Atatürk’ün de fikir dünyasında iz bıraktığı kabul edilen bu eser, modern Türkiye’nin düşünsel arka planını anlamak isteyen herkes için ciddi bir başyapıt.
Kısacası bu kitap her Türk’ün, kendi kimliğini, tarihini ve geleceğini daha sağlam bir zeminde anlaması için okunması gereken, dönüp dönüp bakılacak bir başucu eseri. Ziya GökalpTürkçülüğün Esasları