Petrikorun ne anlama geldiğini biliyor muydunuz? Anlamını eminim herkes biliyordur ama adını çoğumuz bilmiyoruz. Ben de açıkçası bu kitapla öğrendim. Yağmurdan sonra toprağa yayılan o kendine has kokunun adıymış.
Gelelim Petrikor kitabımızın konusuna, insanın içinde taşıdığı boşluklara odaklanıyor. Hikâyenin merkezindeki “Yokluk Ülkesi”, özlemlerin, yarım kalmış hikâyelerin ve insanın zaman zaman içinde hissettiği eksikliğin kendine has anlatımı var.
Kitapta iki ana karakterimiz var ama isimleri yok. Sadece kadın ve adam olarak anlatılıyor. Bu yüzden okurken onları dışarıdan izlemek yerine zaman zaman onların yerine düşünmeye başlıyorsunuz.
Roman boyunca geçmişe takılı kalan duygular, söylenemeyen cümleler, kaçırılmış fırsatlar ve insanın kendi zihninde kurduğu ihtimallerle karşılaşıyoruz. Gerçekle hayalin birbirine karıştığı bölümler ise hikâyeye farklı bir hava katıyor.
Gerçekle hayalin zaman zaman birbirine karıştığı bölümler, hikâyeye farklı bir derinlik katıyor. Roman boyunca cevabı net olmayan bazı duyguların ve soruların peşinden gidiliyor.
Psikolojik çözümlemeleri ve karakterlerin iç dünyasına yapılan yolculukları seviyorsanız Petrikor size hitap edebilir. Sessiz ilerleyen ama düşündürdüğü şeyler son sayfadan sonra da zihinde kalmaya devam eden kitaplardan biri.
PetrikorJonah Axon