·472 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Mart 2026 01:39 Ateş romanında Buket Uzuner, Defne KAMAN'ın son kayboluşunun ardından yıprandığının ve Güneydoğu'da kendine yeni bir hayat kurduğunu anlatmaya koyulur. Burada Defne'nin doktor arkadaşıyla beraber çocuklar için yaptıkları güzelliklerle hayatı bambaşka bir yöne evrilir. Kamanlardan yadigar Ateş kitabını son kaman olarak devam ettiren Defne bu seferki kayboluşunda da ardında bu kitabı bırakır. Umay nine ve Komiser Ümit müze müdürü ve diğerleri Defne'yi bulmak için kendilerini paralarlar. Semahat başlarda doktor hanımı kıskanır. Sonra iyi arkadaş olurlar ve hatta Semahat Defne- doktor hanımla burada yaşamaya karar verir. Defne gazeteciliğe kendi deneyimle kendi kanalı aracalığıyla devam eder bir yandan. Defne için gazetecilik alanında bir ödül verilir. Ama Defne kaybolmuş ortalıkta yoktur. Defne'nin kaybolduğunu haber etmezler başta ve müzede ödül töreni düzenlenir. Bu hengamede yaşlı Umay nine daha fazla sterese dayanamaz fenalaşır. Hastaneye kaldırılır ve torunu refakat eder. Umay ninenin kızı eşi tarafından terk edilir. Oğlunu da yanına alan damat sırra kadem basar. Defne'nin kız kardeşi bitik haldedir. Defne savaşta ailesiz kalan küçük bir kızı evlat edinir ve bir doktor ile evlenir kızı korumak için. Defne bu sefer ki kayboluşunda da evlat edindiği küçük kızla birlikte kaybolur.
Buket Uzuner bu seride genelde tabiat tahribatına dikkati çekmektedir. İnsanların doğaya bu şekilde vahşice yaklaşmaları esasında insan nesli için çıkmaza sürüklenme olduğunun altı çizilmektedir. Buket UZUNER bu dörtlemeyle Anadolu'nun zenginliklerinin, derin kültür ögelerinin eski inanışlarının uzun süren etkisine de dikkat çekmektedir. Anadolu'da yaşamış kadim uygarlıkların arkeolojik izlerinin etkisiyle bizi bir Anadolu seyahatine çıkarıyor. Uygarlıkların çağımıza yansıyan derin ışığıyla aydınlandığımızı vurguluyor.