"Acı, insanın içine düşen ateş değildir; o ateşten sonra geriye kalan küldür."
Helin
Rüzgar esip de delemiyorsa kalbimi, ruhum sarmışsa gözyaşlarımdan akan her bir damlayı, umut sonbahar gibi kaybolup gidiyorsa bu mevsim gözlerin gibi önümden, kalbim umursuz bir ateş gibi yanıp tutuşuyorsa benliğinde,bil ki yerinden çıkarcasına atan kalbim çabucak doluyorsa hüzünün içinde, isteyip de kavuşamadığımdandır
Dün gece yarısı uyandım. Enteresan rüyaların etkisinden çıkmaya çalışırken, tekrar uyuyamayınca bi sigara yakayım dedim, çakmağımın gazı bitmiş. Full diye hatırlıyordum gazını. Gazın nasıl yok olduğuyla ilgili kritik yapmaya başladım. Bir yandan da çekmecenin dehlizlerinde sonsuzluğa karışmış yitik çakmaklarımla sigaramı yakmaya çalışıyordum. Hatta bi zippo'nun ateşleme kısmının yanmadığını düşünüp, bir diğer çakmakla zippo'nun kafasına çakarak ateş elde etmeye çalıştım. Bunu denerken de ateşe rahatlıkla ulaşabilmenin ne kadar önemli olduğunu düşünmeye başladım. Gecenin bi yarısı atalarıma hak vermeye başlamıştım. Zor süreçler yaşamışlardı orta asya bozkırında. Uykuluydum, suya ve elektriğe rahatlıkla ulaşabiliyordum, odamı soğutup ısıtma imkanım vardı fakat ateşi kaybetmiştim. Vahşi yaratıklardan korunmak için bir ağaca tırmanmak zorunda değildim. Barınabiliyordum ama uykum kaçmıştı işte. Yarım yamalak bir uyku hali vardır, aslında uyuyabilecek durumdasındır ama uyuyamazsın. Uyuyamıyordum işte ve aşağıdaki ocağa ulaşmak Horasan'a göç etmekten daha yorucu geliyordu. Ne gördüğümü de tam net hatırlamıyordum. Çakmağımın kaçan gazını soluyup enteresan rüyalar görmemi sağladığını düşündüm bir süre de. Sigarayı içmekten vazgeçtim ve filtre kısmı bir miktar ıslanmış dalı tekrar pakete geri koydum. Uykumun yarısında, günün yorgunluğunu atamadan bir günlük daha yorulmuştum. Çinli prensesleri düşünürken sızmışım.
10/10
·309 syf.··
2026 55. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 01:08
Merhaba kitap dostlarım! Şimdi size öyle bir kitap tavsiye edeceğim ki okumayı sevmeyen ya da okumada duraksama yaşayan kim varsa bu kitapla okuma alışkanlığı kazanacak. Evet kitabımız; “Sessiz Hasta”. Öncelikle kıymetli kuzenim canım kankamın hediyesi olan kitabım için tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Kitaptan bahsetmek istiyorum. Kocasını ateş ederek öldürdüğü düşünülen ve olay sonrası tam anlamıyla sessizliğe gömülen, inanılmaz bir gizeme bürünen Alicia’nın hikayesini anlatıyor. Alicia’nın geçmişi hakkında, sahip olduğu anne babası ve onlarla olan ilişkileri hakkında, yaşadığı çocukluk travmaları hakkında durumlara değiniyor. Alicia’ın resim yapmayı seven biri olduğunu da görüyoruz. Kocası Gabriel ile olan evliliğini okuyoruz. Böylece Alicia hakkında bilgi sahibi olmuş oluyoruz. Sessizliğe gömülüp kliniğe yatırılan tek kelime bile etmeyen Alicia için mücadele eden psikoterapist Theo’nun yaptığı araştırmalara şahit oluyoruz. Theo işin peşini bırakmıyor adeta bir dedektif gibi çalışarak olayı araştırıyor. Tek tek görüşülmesi gereken kişiler ile görüşüyor. Acaba sonunda ne oluyor? Theo başarıyor mu? Nasıl bir son biz okuyucuları bekliyor? Ters köşe sevenler için birebir bir kitap. ***Yalnız şunu belirtmek istiyorum ki, ben bırakın kimin olaydan sorumlu olduğunu doğru tahmin etmeyi kilit bir noktayı yakalayarak olayın kurgusunu bile doğru tahmin ettim. Nasıl oldu anlamadım ama bu duruma çok şaşırdım. Artık o kadar okuya okuya kitap sarrafı mı olduk dersiniz ne dersiniz? :)
1000Kitap
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,5bin okunma
Allahım beni selamete çıkar,ben Yusuf değilim bu kuyu derin…
Sandım ki göğsüm çıkacak bu dünya hengamesinde Ben Yunus değilim,bu tufan beni yutar Ben İbrahim değilim, bu ateş beni yakar Ben Yusuf değilim bu kuyu derin Ben Nuh değilim bu tufan çetin Demedim mi ey gönül bu gurbet hazin. Ben Yusuf değilim bu kuyu derin...