**Nerede o her şeyi kucaklayan yaşam?"
Gonçarov’un bu dev eseri, sadece bir odada hapsolmuş bir adamın hikayesi değil; modern insanın, hayatın karmaşasına ve "koşturmacasına" karşı verdiği sessiz, pasif ama derinden sarsıcı bir protestodur.**
İnceleme Notları:• Oblomovluk Bir Hastalık mı?: Hayır, bir seçim. İlya İlyiç, dışarıdaki dünyanın sahteliğini, insanların makam ve para peşinde koşarken ruhlarını nasıl kaybettiğini görüyor. Yataktan çıkmamayı seçmesi, bu anlamsız döngüye girmeyi reddetmesidir.
• Ştolts vs. Oblomov: Batılı tarzda rasyonalizmi temsil eden Ştolts, hayatı bir görev listesi gibi görürken; Oblomov, hayatı bir rüya, bir çocukluk saflığı olarak kalmasını istiyor. Biz hangisiyiz? Ya da hangisi olmaya zorlanıyoruz?
• Trajik Bir Aşk: Olga’nın çabası, bir adamı sevmek değil, bir adamı değiştirmeye çalışmaktı. Oblomov ise olduğu gibi sevilmek istiyordu. Belki de kaybettiği en büyük savaş buydu.
"Hayat mı? Yaşamın ne olduğunu anlamaya kalkışmak; yaşarken yorulmaktan, o bitmez tükenmez koşturmacadan çok daha zor."Sonuç:
Kitabı bitirdiğinizde elinizde kalan sadece bir uyuşukluk hikayesi değil; içinizdeki "küçük Oblomov" ile tanışmanın verdiği o hüzünlü farkındalık oluyor. Hepimiz biraz Oblomov’uz, ancak çoğumuz bunu itiraf edemeyecek kadar "Ştolts" taklidi yapıyoruz.
Sizce Oblomov kurtarılmalı mıydı, yoksa hayalindeki o huzurlu Oblomovka’da bırakılmalı mıydı?İvan GonçarovOblomovkadir deniz