Yine Aytmatov ve yine harika bir eser.
Aytmatov benim en sevdiğim yazar. Onunla çok geç tanıştığımı düşünüyorum. Beni tanıştıran Harun Çelik hocama da çok teşekkür ederim. Youtube videosunda ilk adını duyduğumda araştırmış ve Toprak Ana kitabını alıp hemen okumaya başlamıştım. Belki abartı gelir bilmiyorum ama o kitabı okurken hissettiğim duyguları çok az kitapta hissetmişimdir. O kitap benim okuma serüvenimin bir başka kapısını açmıştır.
Aytmatov'un eserlerinde sevdiğim bir başka özellik ise yazdığı kadın karakterlerdir. Günümüz veya geçmiş romanlardaki gibi aşağılamaz, ikinci sıraya koymaz onları. En önde yer alır kitaplarda.
Bu kitabı da bunun örneğidir. Seyde'dir baş karakter. O bakar kaynanasına, daha yeni doğmuş çocuğuna. O devletten saklamaya çalışır kocasını, İsmail'i. Ama işte Aytmatov'un dili öyledir ki Seyde ile beraber yaparız her şeyi. O öyle bir yazar ki bırakıp gidemezsin kitabı bir yere. Kitabı da öyle cümlelerle bitirir ki gözlerinden ufak da olsa yaş eksik olmaz.
Aytmatov'u kelimelerle anlatılmayacak kadar övesim var ama Sultanmurat kitabında dediği gibi "...zihninden geçen her şeyi yazacak olsa, kâğıt mı yeterdi?"
Her zaman hatırlattığım gibi bu bir inceleme değil!