türk milleti için taşıdığın değeri anlamayanlarla, anlamak istemeyenlerle, türk milleti için önemini bilmeyenlerle, bilmek istemeyenlerle, türk milleti için senin türk milletinin varlığının temel taşlarından biri olduğunu kabul etmeyenlerle, etmek istemeyenlerle, türk milleti için gönderde dalgalanmanın vatandaşlar arasındaki kopmaz bağı daha da perçinlediğini görmezden gelenlerle, görmezden gelmeye çalışanlarla, türk milleti için göğsünde, evinde, taşıtında.. seni taşımasının kendisine onur, mutluluk.. verdiğini samimi bulmayanlarla, bulmak istemeyenlerle, türk milleti için senin kendi canından daha değerli olduğun hususunu faşizan(?) olarak görenlerle, görmek isteyenlerle, türk milleti için baktıkça içini sevgi, mutluluk, gurur vb. duygularla doldurup titreten sana 'sıradan bir bez parçası' diyenlerle, türk milleti için temel yapı taşlarından biri olan seni kendi suçlarına, yolsuzluklarına kılıf olarak kullananlarla, kullanmaya çalışanlarla, türk milleti için temel yapı taşlarından olan sana ithafen -kendi kirli emellerini gizlemek düşüncesiyle- 'ülkedeki suçu, yolsuzluğu.. yapanların, destekleyenlerin altına sığındığı bir nesne..' vb. diyerek top çevirenlerle, çevirmeye çalışanlarla, türk milleti için senin en az anne, baba, evlat, kardeş, eş.. kadar değerli, önemli, vazgeçilmez olduğun gerçeğini arka plana atanlarla, atmaya çalışanlarla, türk milleti için senin varlığının geçmişten günümüze içeride, dışarıda sana saldıran düşmanlarına karşı verilip de kazanılmış mücadelenin en kısa, en açık, en anlamlı cevap olduğu gerçeğini kabul etmeyenlerle, etmek istemeyenlerle, .. farklı politik, ideolojik, dini görüşlerden sebep sana sözlü, fiziki saldırıda bulunanlarla, bulunmaya çalışanlarla sağcı, solcu, ocu, bucu hangi görüşe sahip olursa olsun, hangi mevki, makamda bulunursa bulunsun kendileri ile barışmayacağım/z, kendilerine hiçbir şekilde hak vermeyeceğim/z, kendilerini düşman bileceğim (karşıt değil.).. değil mi ki bayrak bir ülkenin, o ülkenin vatandaşlarının sembolü, onuru, gururu, mazisi-geleceği arasındaki kurduğu köprü, kendisinin varlığı için canlarını, mallarını feda edenlerin temsilidir.. öyleyse en basit haliyle bu değerleri kendisinde taşıyana yapılan saldırı da bu değerlere yapılan, yapılmaya çalışılan bir saldırıdır.. benim gözümde bayrağa bu saldırıyı ancak düşmanlar yapar.. düşmana, düşmanlık yapana düşman olmak, kendilerine gerektiğinde gereken şekilde karşılık vermek de vatandaşlık gereğidir.. gölgende, temsil ettiğin değerlerin altında huzur, güven, mutluluk içinde yaşamalarına rağmen varlığını sorgulayanlarla, varlığına saldırıda bulunanlarla bir arada yaşamaktan duyduğum üzüntü, senin varlığına karşı duyduğum sevgi, saygı, minnetin yanında en abartılmış haliyle bir zerre kadardır.. seni temsil ettiğin tüm değerlerinle çok seviyorum.. seni temsil ettiğin tüm değerlerinle sevenleri çok seviyorum.. kalleşi, haini, düşmanı -maalesef- çok olan bu coğrafyada dünya durdukça bu kalleşlere, hainlere, düşmanlara ve sana saldıranlara rağmen yine dünlerinde olduğun gibi dalgalanıp bu malum çok hücrelilere de varlığınla buranın 'vatan' olduğu şeklinde en anlamlı cevabı yine sen vereceksin, bunu da biliyorum..

Grekov Kafkayevski

@Grekov_Kafkayevski
·
türk bayrağının geçmişi ve bugününe dair..
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e tarihi bir devamlılıktan söz ettiğimiz bu çalışmada yeri geldikçe birçok örnek vereceğiz. Ama bunlar arasında en değerli ve en anlamlı örnek şüphesiz Türk bayrağıdır. Bugün kullandığımız ve varlığından gurur duyduğumuz, gölgesinde yaşamakla iftihar ettiğimiz ay yıldızlı bayrağımız Cumhuriyet'e Osmanlı'dan intikal etmiş bir yadigardır. Osmanlı Devleti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin aynı bayrağı kullanıyor olmaları, tek başına bile tarihi devamlılığı bütün gerçekliği ile ortaya koyar. Türk Devleti'nin resmi simgesi olarak kırmızı beyaz ay yıldızlı bayrak 1793 yılında, yani III. Selim döneminde kullanılmaya başlanmıştır. Bayrağın renginin kırmızı olmasına, ortasında beyaz ay yıldız bulunmasına karar veren bizzat Türk Devleti'nin Başkanı Sultan III. Selim'di. İlk şekliyle bayraktaki yıldız sekiz köşeli idi. Sultan Abdülmecid döneminden itibaren beş köşeli yıldız kullanılmaya başlandı. Ay yıldızlı kırmızı bayrak 1793 yılı sonrası bütün Osmanlı dönemi boyunca devletin resmi bayrağı olmaya devam etti ve oradan da Türkiye Cumhuriyeti'ne intikal etti. Türk Devleti rejim olarak cumhuriyeti benimserken, bayrağını değiştirmeyi hiç düşünmedi. ''Ay yıldızlı kırmızı beyaz bayrak eski dönemin simgesidir, Osmanlı dönemini çağrıştırır" gibi bir düşünce içinde hiç olmadı. Bayrak, taşıdığı büyük anlamla beraber Cumhuriyet döneminde de devletin resmi sembolü oldu. Çünkü o bayrağın gölgesinde Çanakkale Zaferi kazanılmış, yine aynı bayrağın gölgesinde Sakarya, Dumlupınar Zaferleri elde edilmişti. Bütün bu zaferlerde önemli payı olan Mustafa Kemal Atatürk, yeni rejimle beraber istese bayrak değişikliğine de gidebilirdi. Ama o, Türk Devleti'nin ay yıldızlı bayrağın gölgesinde yaşamaya devam etmesini tercih etti. Tarihi devamlılık işte tam da budur. Bu vesile ile
Türk Tarihi
··
168 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.