Bayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu, kısa ama anlamı üzerine uzun uzun düşündüren bir kitap. Başta Bayan Ming'in anlattıkları yalnızca bir yalan gibi görünse de, zamanla mesele "doğru mu, değil mi?" sorusundan çıkıp "Bir insan hangi hikayeyle ayakta kalır?" sorusuna dönüşüyor.
Kitap, hakikat ile yalanı bütünüyle birbirine karıştırmasa da insanın bazen taşıyamadığı hakikatin yerine bir anlam kurduğunu çok güzel gösteriyor. Bayan Ming'in çocukları dış dünyanın gerçekliğinde olmayabilir; fakat onun iç dünyasında, onu yaşama bağlayacak kadar vardır.
Kitaptan bana kalan soru şu oldu: "Bizi ayakta tutan şey hakikat mi, yoksa hakikate dayanabilmek için kurduğumuz hikayeler mi?"