Yaşamak sadece bir insanın hayatını anlatmıyor, aynı zamanda yaşamanın ne kadar ağır ama garip bir şekilde devam eden bir şey olduğunu gösteriyor. Fugui karakteri başta bana çok uzak geldi ama sayfalar ilerledikçe onun acıları, pişmanlıkları ve kayıpları insanın içine oturuyor. Kitap boyunca o kadar ölüm, ayrılık ve çaresizlik vardı ki bir noktadan sonra insan ‘şimdi ne olacak?’ korkusuyla okumaya devam ediyor.
Beni en çok etkileyen şey ise yazarın tüm bunları çok sakin bir dille anlatmasıydı. Hiçbir sahne zorla dramatikleştirilmemiş ama buna rağmen her olay insanın içinde derin bir iz bırakıyor. Sanki kitap bağırmıyor, sadece sessizce insanın kalbini yoruyor.
Bu kitaptan sonra anladım ki yaşamak bazen mutlu olmak demek değil. Bazen sadece her şeye rağmen devam edebilmektir. Ve belki de insanı güçlü yapan şey tam olarak budur.
YaşamakYu Hua