Ayfer Tunç 'tan okuduğum dördüncü kitap Annemin Uyurgezer Geceleri oldu. Yazarın kalemini o kadar çok seviyorum ki kitaplarını okumaya kıyamıyorum desem yeridir. Bu son çıkan kitabı ismi ile beni çok cezbettiği için kitaplığımda bekleyen diğer kitaplarından önce bu kitabını okumak istedim. Severek okuduğumu söyleyebilirim.
Tunç bu kitabında, üç kuşak hatta dört kuşak kadın hikayesini anlatıyor bizlere. Anneannesinin annesi Esme'nin, anneannesi Hatice'nin, annesi Ayhan'ın acılarının resmen genetiksel aktarıldığı Şehnaz'ın maskelenmiş hayatını okuyoruz. Bu dört kuşak kadınların ortak paylarında, erkekler konusunda hep bir hayal kırıklığı, hep bir acı ve bu acının farklı dışa vurumları var. Kimi delirmiş, kimi hikayesini değiştirmiş, kimi uyurgezer olmuş, kimi de platonik...
Şehnaz üniversitede akademisyen ve babası yaşındaki hocası E. 'ye takıntılı derecede aşık. Buna aşk denir mi bilemiyorum, otuz yıl süren bir saplantı bu. Üstelik bu adam evli. Onun babası yaşındaki bir adama bu derece bağlanması belki de çok da hatırlayamadığı baba özleminden... Ne yazık ki bu aşka yenik düştüğü insan da bir narsist. Narsist bir insanın hayata nasıl baktığını, hayatındaki insanları nasıl görmezden geldiğini, nasıl ezik psikolojisine soktuğunu kitapta çok net gösteriyor yazar. Ve narsist bir insanın karşısına çıkan da sevgi eksikliği yaşayan biriyse bu ilişki tam bir faciaya dönüşüyor. Acı olduğunu bile bile, yanlış olduğunu bile bile, saplantı olduğunu bile bile hâlâ vazgeçmemek en büyük tutsaklık belki de..
Kitapta Şehnaz'ın, doğru sandığı yanlışları, maskelenmiş hayatları, gizleri okuyoruz. Anneannesi ve annesi ile yaşadığı evde kadınların sustukları gerçekler var. Ama gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkması gibi bir huyu vardır. Zaten saplantılı aşkıyla uğraşan Şehnaz, bir gün annesinin uyur gezer gecesine tanık olur. Bu gece de yeterince acı verecektir çünkü bazı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Bu gerçeklerin peşinde hikayesini arayan bir kadındır artık Şehnaz.
Yazarın kurgusunu ve kalemini hep seviyorum ve sevdim de. Sadece kitapta bazı tekrarlara düştüğünü gördüm. Bu tekrarlar bana kitabın gereksiz uzatıldığını düşündürdü. O yüzden yazarın en mükemmel kitabı mıdır bilemem bence değil. Ama yine de kalemine sağlık diyorum, çünkü kadın hikâyesi okumak her zaman dokunaklı. En azından bana böyle hissettiriyor. Yazarı okumaya doyamayacağım, ne yazsa okuyacağım. Çünkü seviyorum. Kitapla kalın...