Neredeyse hafta sonumu bu kitap üzerine geçirdim.
Ve sonunda bitirdim.
Okurken ruh hali kasvetim o kadar fazla oldugu ki Victor Franklin'in incelemelerinde bahsettiği gibi 'henüz vicdan ve merhametini kaybetmeyen herkesin okurken, izlerken, dinlerken yüreğinin burkulması gerekiyor'
kitap özellikle birinci dünya savaşı sonrası toplanma kamplarında mahsur kalan insanların yaşadığı o sefalet ve ruhsal durumlarınıda göz önünde bulunduruyor. Tüm diğer kitaplardan ayıran özelliği ise uzman psikolog gözüyle en kötü anda en kötü sahnelerde insanın verebileceği tepkiler duygular ve ruhsal betimleri güzel yansıtıyor. Dili yalın akıcı olmasına karşın bazı satırlarında olaylar arasında kopuş yaşasam bile genel itibariyle toparladım. Sonunda ise herşeyini kaybetmiş biri neye dönüşür ya da artık dönüşemez bunu anlamış oldum. Tinsel duyguları o kadar güzel hissettirmesi ve okurken duygular arasındaki geçiş gözle görünür şekildeydi.
Nietzsche' in bir çok sözü ve cümlesine de tam olayla bağlantılı yer vermesi üzerine kitap daha önem arz ediyor hâle geldi.
Sahip olduğumuz ve belki de bizim için artık rutin hale gelen en basit eylemlerimizin kıymetini de anlamış olduğum.
İnsan sisteminin varoluşunun açlığa, zorbalığa, şiddete, hor görmeye, çaresizliğin en son raddesine gelene dek uzanan bir çok duygu durumunu hissettim.
Aklımda kalan bir kaç cümleyi de not etmek istiyorum
• günlerdir beslenmeyen fırçalanmamış dişlerimizi kaybedeceğimizi düşünmemize karşın eskisinden daha parlak ve canlılardı
• çalışırken kendi aralarında bir gün eve dönerlerse yiyeceği yemeklerden bahsederlerdi bense bunları düşünmezdim açlığa bu kadar alışmış bir organizmaya tekrar yiyeceği hatırlatmak ne denli doğru olabilirdi
Bu ve benzeri bir çok duygusal farkındalık yaratan cümleleri gördüm beğendim okunulası.
10/7
İnsanın Anlam Arayışı victor Viktor E. Frankl