10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 04:16
“Dünyadaki hiçbir mesafe kaderin birbirine yakınlaştırdığı insanlara engel olamaz.” Merhabalar… Âşıklara Yer Yok’un incelemesiyle karşınızdayım. Bu kitap; hep bildiğim, düşündüğüm ve hatta dillendirdiğim hakikati sarsıcı, şedid bir şekilde bana gösterdi: Herkesin hayatında onu yerle bir eden ama bir yandan da o enkazla yaşamayı öğreten bir kıyamet var. Kıyamet, dünya hayatının sonudur ya hani; bu cümledeki kıyamet sonu değil, bilakis yeni bir başlangıcı ifade ediyor. O kıyametle bitişi değil, o kıyametle mündemiç bir hayatı anlatıyor. Sizde de öyle değil mi? Hepimizin ailesinde, aşkında, dostunda yaşadığı kıyamet yok mu? N’aparsak yapalım, nere gidersek gidelim bizle beraber değil mi o kıyamet? “Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı.“ cümleleriyle başlayan kitabın baş kahramanı Orhan… Orhan Firdevs adında bir kadına âşık olur ve tüm iradesini bu kadına teslim etmiştir. Firdevs’in bu teslimiyetli aşka karşılığı nasıl olacaktır peki? Meşhur bir Şeyh San’an hikâyesi vardır. Şeyh San’an hikayesinin 2020’li yıllardaki izlerini görürüz aslında bu kitapta. Bir de Fırat karakteri var ki; kitapta bir kere görünür sadece ama gölgesi tüm kitabı kaplamıştır. Sebebini yazmak ‘spoiler’ olacağından burayı kitaba hıfz ettim. Eserde baba-evlat münasebetleri göze çarpar. Ben sadece Orhan ve babası arasında bir çatışma var diye düşünüyordum ama öyle değil. Kimisinde çatışma kimisinde özlem kimisinde hayâl kırıklığı… Kitapta dikkatimi çeken bir kafes retoriği var ki; bu retoriği Firdevs için söyler Orhan lakin kendisi de bir kafesin içindedir aslında. Kendisinin bir kafeste olduğunu görmez. Ve şöyle düşündüm: Hepimizin mahpus olduğu bir kafes yok mu? N’aparsak yapalım çıkamadığımız, kurtulamadığımız... İnsanlarla güldükten, eğlendikten, herkesle ‘herkes’ olduktan sonra bir başımıza kaldığımızda varlığıyla yüzleştiğimiz görünmez parmaklıklarla sarılı olduğumuz bir kafes… Kitabı ikiye ayırdığımızda ilk kısım İstanbul’da, ikincisi de Saklıkuyu’da geçer. Saklıkuyu neresidir, nasıl bir yerdir? Saklıkuyu ürpertici bir yer gibi ama Orhan için mâ’nâsı nasıl olacak acaba? Saklıkuyu, sinesinde nice yitenleri sakladığı için mi Saklıkuyu olmuştur? Ayrıca Saklıkuyu sakinleri Orhan’ın hayatında nasıl bir rol oynayacaktır? Ahmet Halid Bey, dairesi ve dairesindeki ayna çok enteresandır. Zaten ayna metaforu başlı başına enteresandır. Ayna; vicdanımızla, acılarımızla, hatalarımızla, unutamadıklarımızla ve nefsimizle yüzleşmenin adıdır aslında. Bir Adam Yaratmak’ta ve Aşk-ı Memnu’dan da hatırlarsınız belki… Ayna önemli. Ayna, Orhan için bambaşka bir alemin kapıları demek... Okuyanlar ve okuyacak olanlar bunu daha iyi anlayacaktır. Esere sonradan dahil olan Defne diye bir karakterimiz vardır. Defne, Firdevs’in zıddıdır. Hem de kara ile ak kadar, yaşamla ölüm kadar, kötüyle iyi kadar belirgin derecede bir zıtlık bu... Bence daha fazla konuşmayayım; şimdi Âşıklara Yer Yok zamanı.aa
1000Kitap
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,542 okunma
··4 alıntı·
1.314 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Severek okuduğum bir kitaptı. Oldukça derin bir analiz olmuş. Kaleminize sağlık. 👏
Tâhir Ceyhun Yıldız
Gönderi Sahibi
Eyvallah hocam. Dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık diyelim 🙂 Sağ olun var olun yorumunuz için.
Emeğinize sağlık hocam güzel bir inceleme olmuş💐
Tâhir Ceyhun Yıldız
Gönderi Sahibi
Eyvallah. Çok teşekkür ederim hocam.🙂
Hocam çok güzel incelemişsiniz, o kadar çok karşıma çıkıyordu ki okumaya niyetim olmuyordu, ancak şimdi okuma listeme aldım. Kıyamet tasavvuru çok dikkatimi çekti, son zamanlarda üstünde durduğum bütün meselelere incelemenize bir yer buldum. Kelamınıza sağlık. ✨✨
Tâhir Ceyhun Yıldız
Gönderi Sahibi
Muhakkak okuyun hocam. Gerçekten çok beğendim ben. Yazdıklarım, inceleme için az bile hatta. Yorum için de teşekkür ederim. 🙂
Kitaba dair merak uyandıran bir inceleme olmuş. Kaleminize sağlık.
Tâhir Ceyhun Yıldız
Gönderi Sahibi
Eyvallah hocam. 🙂
Teşekkür ederim ☺️