Ahlaksız dindarlık: Tüm inançların kanayan yarası...
Dindarlığı sadece pazar günleri kiliseye gitmek, duaları ezbere mırıldanmak sanıyorsunuz. Gerçek din bu değildir. Hafta içi her türlü ahlaksızlığı, haksızlığı, kul hakkı yemeyi yapıp pazar günü günah çıkartarak Tanrı'yı kandırabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Din; dürüstlüktür, adalettir, temiz bir vicdandır.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
·
1.086 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Takke sarık cüppe giyip sakal bırakarak bunu din sananlara ne demeli
öze
Gönderi Sahibi
Onlara da ahlaksız dindarlığın yerel şubeleri denir sanırım. İsteyen istediği gibi giyinmekte, sakal bırakmakta özgürdür; mesele kıyafetler değil, o görünümün arkasında nasıl bir hayat yaşandığıdır. Eğer o kıyafetlerin içi dürüstlük ve ahlakla doluyorsa ne âlâ, sorun yok. Ama dini sadece sakala, cüppeye indirgeyip kul hakkı yemeyi ve adaletsizliği kendilerine hak görenler, Petrov’un bahsettiği o samimiyetsizlerden farksızdır. Kumaş parçasının arkasına saklanarak ne kul kandırılır ne de Allah. Alıntının özü de bu aslında.
Din inançtır ibadettir ve meyvesi ahlaktır. Temeli iman ve adalettir. Burda bahsedilen dindarlık tahrif olan hristiyanlarin ibadetidir. Müslüman İslami yaşamadan ahlak kurallarını ve ibadetlerini doğru yerine getirmeden yılda iki defa bayrama haftada bir defa cumaya gitmekle ahlaklı olunmaz . 5 vakit namaz ahirete iman ve hazırlık her an Allah'ın seni gördüğü bilinciyle hareket etmek hesap gününden korkmak ve iyilik yapmakla olur okumakla Rabbani eğitim almak ve hayata bu açıdan bakmakla olur. Kimisi bu tür içerikleri okuyor ibadetin gereksiz olduğunu savunmaya başlıyor bu düşünce de insanı İslam'dan imandan çıkarır. Gerçek müslümanlar bir tarafa diğer gayrimüslimler bir tarafa . İyi olmak isteyen yüzünü Allah'a onun gerçek kitabına çevirmelidir
öze
Gönderi Sahibi
Yılda iki defa bayrama, haftada bir defa cumaya gitmekle nasıl ahlaklı olunmuyorsa, dinin özünü ıskalayıp sadece şekilcilikle de müslüman olunmaz. Bu kitaplar ibadetin gereksizliğini değil, tam aksine ahlaktan yoksun biçimsel dindarlığın samimiyetsizliğini anlatıyor. İlk emri 'Oku' olan bir dinin mensubu olarak, okuyan insanları itham etmek yerine keşke metni doğru anlayabilip farklı bir yere çekmeseydiniz. Ben bir müslüman olarak da dinin bu şekilde bir kalkan gibi kullanılıp özünün boşaltılmasından son derece rahatsızım :)