Bazı hikayeler bitince sadece üzülmüyorsun, sanki gelip bağrına kocaman bir taş bırakıp gidiyorlar.
İşte bu kitap da Ölü Ozanlar Derneği benim için tam olarak böyle oldu . Çünkü bu kitap sadece şiirlerden, okuldan ya da birkaç öğrenciden ibaret asla değil. İnsanların kendi sesini bulmasını, gerçekten yaşamasını ve başkalarının onlar için yazdığı hayatı sorgulamasını anlatıyordu.
Karakterlerin her biri çok gerçek hissettirdi. Kitabı okurken bazı yerlerde gülümsedim, bazı yerlerde boğazım düğümlendi.
Bir de kitabı okurken aklımda sürekli Öğretmen Keating'i canlandıran Robin Williams vardı. Bazen insanlara umut veren insanlar da kendi içlerinde görünmeyen savaşlar verebiliyor. Böyle bir yıldızın, yıllarca hep neşeli ve insanın içini ısıtan karakterlere hayat verdikten sonra kendi hayatına son vermesi beni ayrıca çok üzmüştü.
Ve sanırım kitap bittiğinde içimde kalan şey daha çok şuydu: Hayat gerçekten yüz mevsim bile sürmüyor ve bu kadar kısıtlı bir vaktimiz varken onu istediğimiz gibi yaşayamadığımız zaman, çok daha korkutucu bir şeye dönüşüyor...
N. H. KleinbaumÖlü Ozanlar Derneği
Tekrar tekrar okunası bir başyapıt bencede. Hem okudum hem izledim yine okumak yeniden okumak her defasında yeni şeyler keşfetmek gibi etkileri olan bir kitap ✨✨✨✨