Gönderi

Görüldüğün yerde çiçek açar, ait olmadığın yerde solarsın…
10/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 14:44
Bazı kitaplar vardır; olayları anlatmaz sadece, insanın içine sessizce yerleşir. Çiçeklenmeler benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Melisa Kesmez ile tanıştığım ikinci kitap bu. İlk olarak Nohut Oda ’yı okumuş ve kitabın bende bıraktığı histen sonra kendi kendime “ben bu yazarın yazdığı her şeyi okumalıyım.” demiştim. Çünkü Melisa Kesmez’in kalemi bağırmadan etkiliyor insanı. Büyük cümleler kurmadan, çok tanıdık duyguların tam ortasına dokunabiliyor. Gelelim kitabımıza… Çiçeklenmeler, eşini kaybeden bir kadının Türkan’ın bu kayıptan sonra yaşadıklarını anlatıyor gibi görünse de kitap ilerledikçe şunu fark ediyoruz: Aslında onun yas süreci çok daha önce başlamış. Ve bence kitabın en etkileyici taraflarından biri de bu. Çünkü bazen bir insanı sadece kaybettiğimizde yas tutmayız… Kendimizi kaybettiğimizde de tutarız. Ait olmadığımız yerlerde uzun süre kaldığımızda da içimiz sessizce yas tutmaya başlar. Kitap boyunca bunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bir yere ait hissetmeden yaşamaya devam etmenin yorgunluğunu… Sürekli kendinden uzaklaşmanın ağırlığını… “Böyle mi devam edecek?” hissini… Ama kitabın en umut veren tarafı da burada başlıyor aslında. Çünkü bütün kırılmışlığın, kaybın ve yalnızlığın arasında sevginin ve görülmenin ne kadar iyileştirici bir gücü olduğunu çok güzel hissettiriyor. Bazen insanın ihtiyacı olan şey büyük çözümler değil… •Gerçekten görülmek. •Olduğu haliyle kabul edilmek. •Birinin yanında kendini saklamak zorunda hissetmemek. Ve kitap bunu öyle doğal, öyle içten anlatıyor ki insan okurken şunu hissediyor: Sevgi bazen insanı tamamen değiştirmese bile, yeniden hayata döndürebiliyor. Birinin sizi gerçekten görmesi… İçinizde uzun zamandır sessiz kalan yerleri yavaş yavaş canlandırabiliyor. Sanki insan, görülmediği yerde soluyor; sevildiği yerdeyse yeniden çiçek açıyor. Melisa Kesmez bunu çok sade ama çok güçlü bir şekilde anlatıyor. Büyük dramatik sahnelerle değil; küçük anlarla, bakışlarla, sessizliklerle… Ve belki de tam bu yüzden bu kadar gerçek hissettiriyor. Kitabın bende ve büyük ihtimalle her okuyucuda bıraktığı en güçlü mesajlardan biri de şu oldu: “Her şey mümkün.” İnsan dağıldıktan sonra da yeniden toparlanabilir. Kaybettikten sonra yeniden başlayabilir. Kırıldıktan sonra yeniden çiçek açabilir. Belki de bu yüzden kitabın adı bana çok anlamlı geldi: Çiçeklenmeler. Çünkü bazı insanlar bir anda değil, sessizce… yavaş yavaş… acıların içinden geçerek çiçek açıyor. Kitabın atmosferi çok dingin ama bir o kadar da duygusal. Büyük olaylar değil, küçük hisler anlatılıyor. Ve sanırım tam da bu yüzden insanın içine bu kadar işliyor. Çünkü okurken bir karakteri değil, bazen kendinizi okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Benim için altı çizilecek, bazı cümlelerinde durup nefes alınacak kitaplardan biri oldu. Eğer siz de aidiyet, kayıp, sevgi, görülmek ve insanın yeniden kendine dönüşüyle ilgili sakin ama derin bir hikâye okumak istiyorsanız mutlaka şans vermelisiniz.
1000Kitap
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
·
554 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.