Kimlik kitabında Zygmunt Bauman bireyselleşen ve bu bireyselleşme ışığında kişinin kendilik olgusunu oluşturan sac ayakları hakkında bir analiz ve öngörüsü üzerinden tanımlama ve tanıtlama yapmıştır. Bu tanıtlamayı yaparken klasik, modernist ve postmodernist insan olgusunun farkları ve anagramları hakkında bir yargı veya özne hükmünü alabilecek veçheler ortaya koymuştur.
Sosyolojik açıdan ele alınan eser okuyucunun düşünce dünyasında izler bırakmaktadır. Geçmiş ile ilintili olan tanıtlamaların nasıl değiştiğine, kimliklerin ve kimlik algısının oluş-bozuluş denklemine nasıl bir yörünge üzerinden varlığını sürdürdüğünü ve bireysel kimliklerin hem sosyal hem cinsiyet açısından bir zaaf noktasını oluştuğunu da yine sosyalizasyon ve fordist bir şekilde ''tüketici'' olarak kapitalizm etkisini de sunmuştur. Bu sunuşla birlikte 'görünmez el' yani ekonominin kültüre ve inanç bağlamında etki-tepki formları da okuyucuya aktarmıştır. Böylelikle eser öz bir 'kimlik' tanıtlaması ve tanımlaması vaaz etmiştir. Bu vaazda ekonominin kimliğe etkisini hem medya hem davranış hem de inanç fraksiyonlarına inceden inceye değil despotik tarzda hüküm sürdüğünün de göstergelerini anlatmıştır.
Sonuç olarak; Zygmunt BaumanKimlik eserinde 'kimlik'lerin kökenlerini ve bu kökenlerin nasıl sığ bir hale dönüştüğününde izlerini ortaya koymaya çalışmıştır. Hem zihinzel hem de eylemsel olarak modernist ve postmodernist insanın kısacası sanal dünyanında içine girmesiyle 'hiperinsanın' varlığınıda anlatıma tabiyet vermiştir. Ve sanallığın insan olma koşullarındaki etkinliğini ve yetkinliğini de göstermiştir. Böylelikle tekonolojikleşen insanın kimlik bunalımı yerine kimlik bulanıklığının, flulaşan 'ben' olgusunun ve algısının altını kalın çizgilerle çizmiştir.