Evet, okurum.
Ama önsözle ilişkim biraz mesafelidir. Bir kitabın önsözü bana göre eve girmeden önce ev sahibinin uzun uzun kendini anlatmasına benzer. Bazen faydalıdır, bazen de içeride keşfedeceğim odaların sürprizini azaltır.
Bu yüzden çoğu zaman önce kitabın kendisini dinlemeyi tercih ederim. Yazarın ne demek istediğini değil, metnin bende ne uyandırdığını görmek isterim. Kitabı bitirdikten sonra dönüp önsözü okuduğumda ise ilginç bir şey olur: İlk okuyuşta kurduğum dünya ile yazarın kurmak istediği dünya karşılaşır. Aradaki mesafe bazen bir yanlış anlamayı, bazen de edebiyatın en güzel mucizesini gösterir.