Yaşar Kemal’in bu eserinde gerçekten beklentilerimin karşılanmadığını hissettim, böyle hissettiğim için de okurken de hep üzüldüm.
Değişik bir şekilde başladı roman ve ilgimi çekti aslında. Mübadele döneminden bahsedilmesi ve duyguların gerçekçiliği beni etkiledi. Fakat Vasili’nin adadaki günleri, kediyle olan olay örgüleri, Poyraz Musa hakkındaki düşüncelerinin tekrara çok sık düşmesi eserin elimde sürüklenmesine sebep oldu.
Çevre tasvirlerinin sayfalarca detaylı verilmesi usta bir yazar tarafından yapılsa dahi okuyucu olarak beni zorladı. Uzun, sonu gelmeyen sayfalar boyunca düz yazı şeklinde betimleme okumak hiçbir şekilde bana hitap eden bir durum olmadı, ama bu durum bazı okurlar için zenginlik sayılabilir. Saygı duyarım.
Eserin tarihî ve toplumsal arka planı güçlü olsa da anlatım biçimi nedeniyle kitaba bağlanamadım. Bu nedenle herkese hitap eden bir roman olduğunu düşünmüyorum. Musa Poyraz’ın hayat hikayesinin de çok geç verildiğini düşünüyorum.
Türk Edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip olsa da kişisel olarak okumaktan keyif alamadığım bir eser oldu ve serinin diğer kitaplarını okusam mı ikilemini yaşattığını söyleyebilirim. İlgili herkese iyi okumalar dilerim.