Gönderi

Puan vermedi·157 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 15:33
Necip Fazıl Kısakürek’in ruhumu en çok hırpalayan, beni varoluşsal sancıların en dibine çeken eseri şüphesiz "Bir Adam Yaratmak" oldu. Kitabı bitirdiğimde bir süre sadece duvara baktığımı itiraf etmeliyim. Yazar, Hüsrev karakterinin şahsında aslında insanın yaratıcıyla olan o tehlikeli, ince ip üzerindeki dansını anlatıyor. Kitabı kendi süzgecimden geçirdiğimde, beni en çok sarsan dinamikler ise baba-anne figürleri ve Selma ile Hüsrev arasındaki o çıkmaz sokak oldu. İşte benim gözümden, beni derin düşüncelere sevk eden o çarpıcı detaylar: Geçmişin Gölgesi ve Kaçınılmaz Kader: Baba Figürü Kitapta baba figürü, Hüsrev’in hayatının tam merkezinde duran devasa bir kara delik gibi. Hüsrev’in babası, kendini bahçedeki incir ağacına asarak intihar etmiş bir adam. Bu intihar, Hüsrev için sadece acı bir kayıp değil; adeta genlerine işlenmiş, kaçamadığı bir lanet. Hüsrev, yazdığı tiyatro oyununda da bir adama tıpkı babası gibi intihar senaryosu çiziyor ve oyunun başkahramanına babasının adını veriyor. Burada beni en çok etkileyen şey, Hüsrev’in babasının kaderini hem silmeye, onu anlamlandırmaya çalışması hem de bilinçaltında o kadere doğru sürüklenmesi oldu. Baba figürü, Hüsrev için geçilmesi imkansız bir sınır, çözülmesi gereken bir kördüğüm ve nihayetinde onu aklın sınırlarının dışına iten en büyük trajedi. Akıl Sağlığının ve Dünyanın Son Kalesi: Anne Figürü Eğer kitapta Hüsrev’i gerçek dünyaya, rasyonaliteye bağlayan tek bir halat varsa, o da şüphesiz annesidir. Anne figürü, Hüsrev’in deliliğe doğru attığı her adımda önüne etten bir duvar gibi örülüyor. O trajik incir ağacını kestirmek istemesi, oğlunu o uğursuz geçmişten ve babasının kaderinden koruma çabasının en somut, en iç sızlatan sembolü. Bana göre anne, bu eserde "teslimiyeti ve fıtratı" temsil ediyor. Hüsrev haddini aşıp tanrıcılık oynamaya, "bir adam yaratmaya" çalışırken; anne, insanın acizliğini ve kabullenişi simgeliyor. Hüsrev’in zihni fırtınalarla boğuşurken, annesinin çırpınışları içimi sızlattı; çünkü o, oğlunun dehasının ve takıntılarının onu yok edeceğini ilk gören kişiydi. Mansur gibi dostlar bile Hüsrev'in dehasına hayran kalırken, anne sadece evladının kayıp giden aklına ağlıyor.
Tiyatro
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202011,6bin okunma
·
29 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bahar UTUŞ
Gönderi Sahibi
Bir Adam Yaratmak, benim için sadece bir tiyatro oyunu ya da bir kitap değil; insanın kendi sınırlarını zorladığında nasıl paramparça olabileceğinin edebi bir vesikası. Hüsrev’in babasından devraldığı miras, annesinin çaresiz çırpınışları ve Selma’nın çaresiz aşkı arasında sıkışıp deliliğe yürüyüşü, uzun süre zihnimden silinmeyecek. Necip Fazıl, insanın kibrini ve acizliğini yüzüme bir tokat gibi çarptı.