Selam. İsveçli yazar Alex Schulman ile tanışmak için en son çıkan bu kitabını tercih ettim. Beklentimin üstünde çıkan, beni oldukça etkileyen ve duygulandıran bir kitap oldu.
17 Haziran, 45 yaşındaki öğretmen Vidar'ın çocukluğuna dair onda iz bırakan bir gün aslında. Vidar babasının ölümünün ardından bodrumdaki kolilerden birinde babasının eski telefon defterini buluyor. Kendi yazlıklarındaki o telefon numarasını bir an bir dürtüyle arıyor ve telefonu birisi açıyor. Tarih 17 Haziran 1986. Telefonun karşısında o gün evde bulunan annesi,babası, ablası var. Bu olağanüstü durum karşısında ne yapacağını bilemese de her gün aramaya devam ediyor. Ama günler hiç değişmiyor hep aynı tarih. Bazen telefonu annesi, bazen babası, bazen ablası Tora açıyor. O güne dair bilgiler toplamaya çalışsa da akşam 7 ile 8 arası eksik. O bir saatte ne oluyor da Vidar bu kadar etkileniyor? Vidar bunu öğrenmek için telefonun karşısındaki çocukluğuyla konuşuyor. Yetişkin Vidar çocuk Vidar'ı anlamaya, her şeyin geçeceğini söylemeye, onu yalnız bırakmamaya karar vermiş; ama aslında kendi de hep çocukluğunda o güne takılı kalmış biri. Bunun yansımasını öğretmen olduktan sonra öğrencilerinin kavgasını ayırması sırasındaki şiddetinden anlayabiliyoruz. Yıllar önce söylenmiş bir cümle, yıllar sonra nasıl tetikleyebiliyor bu hikâyede okuyoruz.
8 yaşındaki bir çocuk, bir ebeveyninin sözünden, davranışından ne derece etkilenir? O an hissettiği duygular göz ardı edildiğinde tamamen bitmiş mi olur? Bir anlık sinirle söylenen şeyler o çocukta iz bırakmadan silinip gider mi? Belki o daha çocuk unutur gider dediğimiz şeyler ilerleyen yıllarda çok daha fazla yaralar o çocuğu. Çocuğu önemsememek,korkutmak, tehdit etmek bir çocuk gözünden nasıl görülebiliyor çok güzel anlatılmış bu kitapta.
Bastırılmış anıların, geçirilen travmaların gün yüzüne çıkışı her zaman sancılı oluyor. İnsan çocukluğunu kazıdıkça şunu fark ediyor ki ya çok mutlu olduğu anlar ya da çok mutsuz anlar ortaya çıkıyor. Bu travmaların izlerini kendimizde de görmek mümkün ne yazık ki. Yetiştirdiğimiz çocukların ilerde bizi iyi hatırlamasını istiyor, onlarda travma bırakmak istemiyorsak yanlarında konuştuğumuz her cümleye dikkat etmemiz gerekiyor. Kendi nezdimde oldukça fazla ders çıkardığım bir kitap oldu. Beni uzun zamandır bir kitap ağlatmamıştı. Kitabın ortalarına kadar abartıldığını düşünsem de gerçekten sonuyla beni bağladı. İçimde bir şeyler üzüldü. Kıyamadım hiç. Çocuklar öyle masum ki onların masumluğu hiç incinmesin.. mutlaka okuyun.