·200 syf.····Okunma: 19 Haziran 2026 01:12 Dışarıdan mükemmel görünen, birbirlerine ne kadar bağlı, ne güzel diye düşündüğümüz ailelerin, evliliklerin arkasında gizlenen başka hayatlar, sırlar ve yalanlar olduğunu nereden bilebilirsiniz ki işte bu kitap tüm bu bağların sırlarını ilmek ilmek çözüyor. Bizlere görünenlerin aksine göremediklerimizi gösteriyor. Yazar bunu yaparken her bir karaktere ayrı ayrı konuşma hakkı veriyor ve sırlar teker teker açığa çıkıyor. Aslında her ailenin ya da her bir insanın farklı bir hikayesi vardır ve hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bu arada bu kitabın adı Samime Sanay'ın "Söyleme Bilmesinler" isimli şarkısından esinlenerek verilmiş. Acaba bazı şeyler söylenerek mi yoksa söylenmeyerek mi kalmalı? Ben bunun kararını hala veremiyorum. Verebilen beri gelsin :)) Kitabı karakterlerden yola çıkarak inceledim ve işte kitaptaki karakterlerimiz;
KAZIM BABA, MÜRÜVVET ANNE,
Oğullar: EMİN, ETHEM, EKREM
Gelinler: HÜLYA, NURTEN, SEVGİ
Ek karakter: Emin'in mektuplaştığı kadın ÇİĞDEM
EMİN, (HÜLYA İLE EVLİ) oğulların en büyüğü, emekli öğretmen, emekli olduktan sonra emlakçı dükkanı açmış, Mürüvvet annenin en sevdiği oğlu, gençliğinde Çiğdem adında bir kadını sevmiş, annesi kadının ne mal olduğunu öğrenmiş ve onu Hülya ile evlendirmiş. Yalnız Emin'in annesinin ona yaptığı bu iyilikten haberi yok. Çiğdem'in nasıl bir kadın olduğundan da bu yüzden yıllarca Çiğdem'le mektuplaştı, karısıyla babasının evinde yaşıyor. Kazım babaya Emin ve Hülya bakıyorlar.
ETHEM, (NURTEN İLE EVLİ) ortanca oğul, ticaretle uğraşıyor. Mürüvvet annenin ona uygun gördüğü karısını çok seviyor yalnız ona yeterince sevgi gösteremiyor. Yazar kitabın başında bu kitabı Ethem'e ithaf ediyor. Ethem'i yazarken onun sıkıntısını, yalnızlığını derinden hissettiğini belirtmiş. Ben de kitapta en çok Ethem karakterini sevdim. Onun bölümlerini okurken, Ethem'in tüm duygularını ben de hissettim. İçimi acıttı, ağlattı, sızlattı Ethem. Ethem aslında Mürüvvet annenin oğlu değil, annesi başka bir kadın ve bunu bilmeyerek yaşamış yıllardır neden annemin bana bakışları, davranışları farklı diyerek, kendini hiçbir yere ait hissetmeden ve görmediği sevgiyi eşine, evlatlarına gösteremeden yaşamış ama kitabın sonunda sırların açığa çıkması ile onun için yeni bir yaşam başladı. Nurten ile yakınlaştı. Bu beni çok mutlu etti.
EKREM, (SEVGİ İLE EVLİ) en küçük oğul, matbaacı, Mürüvvet anne ona da birini bulup getirmesin diye beğendiği Sevgi'yi kaçırmış ancak karısına yanaşamadığı için başka başka kadınlarla birlikte oluyor bu kadınlara bağlanmadan bir hayat sürse de en sonuncu kadına iyice kapılıyor. O da annesinden sevgi göremeyen bir çocuk Mürüvvet annenin öz oğlu ancak Ethem'in gelişi yüzünden annesi onu suçladığı için Ekrem de aynı Ethem gibi sevgisiz büyümüş. Varlıklı kayınbabasını babasından çok seviyor, onun evinde iç güveysi olarak yaşıyor.
HÜLYA, Emin'le evlenmeden önce başkasını seviyormuş ama Mürüvvet anne Emin'le evlendirmiş. Bu yüzden hem Emin'in annesine hem Emin'e karşı öfkeli, yüzü hiç gülmüyor onlara surat asıyor. Ailedeki herkesin iç yüzünü biliyor, Emin'in mektuplarından da haberdar, kocasının babasına o bakıyor, her işini yapıyor ancak Kazım babanın intihar etmesine de o yardım etti.
SEVGİ, babasının küçük kızı, kıymetlisi, varisi ama evlatlığı; ailesi onu evlatlık almış. Sevgi bunu sonradan kocası Ekrem'den öğreniyor. Eşiyle ilişkiye giremiyor, bu yüzden kısır sanılıyor, çocuğu olmuyor.
NURTEN, inançlarına aşırı bağlı, dini bütün bir kadın, bu da kocasını kendinden uzaklaştırıyor. Küçükken trafik kazası geçirdiği söylenmiş bacağının biri sakat ancak sakatlığı babasından yediği dayaklar sebebiyle olmuş. Nurten bunu sonradan öğreniyor. Kitabın en mülayim, en saf, en olumlu karakteri kimseye kötülük düşünmez, dilinden Allah'ın adı eksik olmaz, herkese dua eder. Mürüvvet anne Nurten'i küçüklüğünden beri tanır, babasının kıza ettiklerinden haberdardır. Nurten'in hayatını kurtarmak için Kazım babanın kendisini affettirmek için aldığı tüm altınları alıp kızın babasına verir ve Nurten'i Ethem ile evlendirir. İster ki ikisi de birbirinin yaralarını sarsın, yuvaları olsun.
ÇİĞDEM, Emin'in mektuplaştığı kadın, Mürüvvet anne bu kadının iç yüzünü bildiği için onu oğlundan uzaklaştırmak istemiş ve Hülya ile evlendirmiş. Ama Emin bilmiyor ki masum sandığı bu kadının ne mal olduğunu, ne fena kadın düşman başına, her türlü pislik var kadında. Yazık onca sene Emin'in buna kağıt harcayıp kalem sallamasına her bir şeyi sahte... Emin ile dalgasına, eğlencesine mektuplaşıyor. Emin onun için gençliğini, temizliğini, masumluğunu temsil ediyor.
KAZIM BABA, yıllarca içinde taşıdığı sırlar yüzünden hep ölmeyi arzuluyor. Sırrını yalnız gelini Hülya ile paylaştı, sadece onu kendine yakın buluyor, oğullarından en çok Ethem'i seviyor çünkü Ethem bir hatanın, günahın sonucu, Kazım Babanın sırrı da bu. Kazım babaya Emin ve Hülya bakıyorlar. Kazım Baba bu sırrı daha fazla taşıyamıyor, herkese anlattıktan sonra kitabın sonuna doğru hap içip intihar ediyor.
MÜRÜVVET ANNE, Emin ilk çocuğu, ikinci çocuğu Ekrem'e hamileyken Ethem'i getirip "bu kocanın hatasıdır bakacaksın yoksa karnındakini de alır Allah" diye kandırmışlar. Kadıncağız bakmış ona da ama ne Ethem'i ne de Ekrem'i sevememiş, yalnız Emin'e vermiş tüm sevgisini. Kocası Kazım Babaya da o günden sonra kadınlık yapmamış. Hep asık suratlı, hep kaba davranmış. Sonra oğlanları evlendirmiş yuvalarını kurmuş, her şeyin bilincinde, akıllı bir kadın. Gırtlak kanserinden ölmüş. Onun yazdıkları bir ölünün yazdıklarıydı.
Kitaptan bir alıntı ile noktalayayım.
"İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan içi cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor."
Kitapla kalın.