Çavdar Tarlasında Çocuklar hakkında düşüncelerim
6/10
·198 syf.··
2026 11. kitabı
Kitapta en etkilendiğim yer, Holden Caulfield (kitaptaki baş karakter) ve kız kardeşi Phoebe arasında geçen bir konuşmada, kız kardeşinin ”ne yapmak istiyorsun” sorusuydu. Holden’in ise bu soruya yüzlerce çocuğun bulunduğu bir çavdar tarlasında öylece durmayı ve ne zamanki birisi uçurumun kenarına yaklaşırsa onu tutup çekmeyi istediğini söylemesiydi. Kitaptan alıntı yapmadım ama tam olarak buna benze bir şey söylüyordu. Açıkçası bu kitabı tıpkı Holden olabildiğim yaşlarda okumayı çok isterdim. İsterdim çünkü, belki de olaylara daha farklı yaklaşmış olacak ve şimdiye kadar yapmış olduğum salaklıkları daha az yapmış olacaktım. Bunu söylediğim için kitabı çocuğunuza ya da küçük kardeşinize okuması için önerir misiniz, sorusuna da evet diyebileceğimi anlamışsınızdır sanırım. Bir de ölen kardeşine duymuş olduğu sevgiyi dile getirdiği bir bölümde tam olarak şöyle diyordu: “Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın,Tanrı aşkına; özellikle de hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli insansa?” Görünen o ki, Holden küçük yaşına rağmen aslında insanlığa bir ders verecek söz etmiş diyorsunuz. Yoksa Tüm Bunlar Salinger’in kendi Anıları mı? Kitabı okurken sanki bir çok şey, Salinger’in kendi anılarıymış gibi hissettim. Anıdan ziyade Salinger’in ergenlik döneminde tutmuş olduğu ajandalardan ortaya çıkmış bir eser gibi geldi. Tabi bazı olaylar ve mekanlar değiştirilmiş olabilir. Bunu da sadece yazarın kendisi Salinger biliyordur kim bilir… Çünkü ciddi anlamda yetişkin birinin bu kadar çocuk ruhlu yazmış olması bende gerçekten hayranlık uyandırdı. Yani tüm o satırları okurken, bir çocuğun ağzından, onun gözünden ve olaylara bakış açısından dünyayı görmenin ne kadar zor olabileceğini daha iyi anladım. Holden’in Kişiliği Ama Holden’i çok sevdim. Kabul ediyorum asi, hırçın, olaylar karşısında çabuk parlayan ve sonunda dayak yemek zorunda kalsa bile karakterinden ödün vermeyen zor bir karaktere sahip. Ama hangimiz değildik ki o yaşlarda. Hatta belki bir çoğumuz onun gibi bile olamadık. En çokta etrafındaki insanlar hakkında iyi bir gözlemci olmasına ve bir çok insanın aslında sahtekar bir kişilikte olmasına verdiği tepkiler, kendi içinden konuşmaları beni gerçekten etkiledi. Central Park’taki ördekler göl buz tutunca nereye gidiyor sorusunu olur olmadık yerlerde sorması ve ciddi anlamda karşısındakinden bir cevap beklemesi, kitaba belki de renk katan en güzel şeylerden biriydi. Sonunda nereye gittiklerini öğrenemediğine açıkçası üzüldüm. Her yirmi sayfada bir karşınıza çıkınca ve sonunda öğrenemediğine şahit olunca üzülüyorsunuz yani. Dikkatimi Çeken Detaylar Kitabın bir bölümünde Holden’in arkadaşı banyoda tıraş makinesiyle tıraş olurken koluna değiyor ve arkadaşı ”suratımı kesiyordum” gibisinden bir söylemde bulunuyor. Burada bir mantık ya da çeviri hatası var gibi geldi bana. Çünkü tıraş makinesiyle yüzünüzü kesmeniz mümkün değildir. Yani gerçekten ya çeviri hatası ya da o dönem kullanılan farklı makineler vardı. (Biraz tuhaf ve saçma gelecek bir detay ama yine de yazmak istedim.) Bir bölümde ise dikkatimi Holden’in aşırı sekse düşkün olduğunu söylemeseydi. Çünkü tam da bunu söylediği satırları okurken, aslında önceki sayfalarda tam tersi bir açıklamada bulunduğunu hatırladım. (Tutarsız çocuk işte deyip geçtim.) Ancak yazar bunu bilinçli mi, yoksa farkında olmadan daha önceki yazdığı şeyi unutarak mı yazdı bilemiyorum. Merak ettim ne yalan söyleyeyim. Kaynak: ciplakyazar.com/cavdar-tarlasin... J. D. Salinger Çavdar Tarlasında Çocuklar
Edebiyat
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
·
21 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.