(...) İnsan, aradığının ne olduğunu bilmeden, bulduğunun da ne olduğunu bilmez; bulunan aranır sırrı… Aramadan bulamazsın; aranan bulunur sırrı…
Bu iki sırrı, İmâm-ı Rabbânî Hazretlerine ait büyük bir ölçülendirmenin ışığında görmek gerek:
“Gitmekle bulmak ve bulmakla gitmek aynı zamanda olmalıdır. Birinin öbüründen ayrı bulunması caiz değildir!”
İşte, doğrudan doğruya bu sırrın vasıflandırılması hâlinde, teşhis için tecrit [ilim] ve tecrit için teşhis [sanat] hikmetine denk, kaçtıkça kovalanan ve yakalandıkça kaçan, Üstadım’ın sadece şahsıma sunduğu ve bu romanda “Yevmiye” başlığı altında geçen “reçete”lerin mânâsını kuşatıcı bir takdime muhatab oldum: “Dünya Çapında Bir Hâdise – Kaptan Kusto Müslüman!“ [*]
HIRKA-İ TECRÎD -Risâle-i Üçışık-, 18 Kasım 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor