·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Haziran 2026 08:46 “Hatalar, tökezlemeler, düşmeler, bocalamalar, titremeler, terlemeler, yanlış yola sapmalar, yaralar, kusurlar… Hepsi, büyümenin bedelleri. Hepsi cesaret izleri. Hepsi bir şey anlatıyor.
Derin doğum çatlakların “Yeni bir can dünyaya getirecek kadar cesurdun” diyor. Defalarca kırılan kalbin “Defalarca sevecek kadar cesurdun” diyor. Var gücüyle çalışmaya devam eden yorgun bedenin, “Onurlu yaşamak cesaret ister” diyor. Dev bir salonu dolduran yüzlerce insanın karşısına çıkarken titreyen dizlerin, “Kaygına rağmen yolundan dönmemek cesaret ister” diyor.”
Zaten cesaret hiçbir şeyden korkmamak değildir ki, cesaret korkmana rağmen hatta tir tir titremene rağmen korkunun üzerine gidip onunla yüzleşmektir. Gerçek cesaret budur. Size bir sır vereyim: Tehlikenin kalbi en güvenli yerdir.
Çevremizdeki insanlar her zaman neyi yapamayacağımızı söyler ve söylemeye devam edecekler. Ancak hayatımızı yücelten de mahveden de bizleriz. Çünkü hayatımızın sorumluluğu bizde, bu hayat bizim, öyleyse tercih ve takdir de bizim. Kimseye sizin neyi yapamayacağınızı söylemesine izin vermeyin, çünkü bunu sizden daha iyi kimse bilemez. Sevgili Bahar Eriş’in dediği gibi “Siz en iyisi kendi renkleri, kendi mevsimleri, kendi seçenekleri, kendi doğrularıyla sınırlandırmaya çalışanlara şüpheyle yaklaşın.”