Richard Dawkins’in Gen Bencildir eseri, popüler algının iddia ettiği gibi sadece biyolojik bir mekanizmayı tasvir eden kuru bir bilim kitabı değildir; insan eylemlerinin en derin, en karanlık ve en rasyonel kökenlerine inen deterministik bir başyapıttır. Kitabın ortaya koyduğu çıplak gerçeklik nettir: Bizler, genlerin kendilerini kopyalamak ve korumak adına inşa ettikleri birer "hayatta kalım makinesiyiz." Ancak bu mekanizmanın dış dünyaya yansıması, bireyin ve toplumun bilinç filtresine göre sarsıcı kırılmalara uğrar.
Kitap boyunca evrimsel kararlı stratejiler ve rasyonel detaylar üzerinden anlatılan bu sistem, insan zihninin ve kültürün devreye girdiği noktada devasa bir deterministik kumar alanına dönüşür. Gen, istisnasız her insana aynı temel ve ilkel donanımı yükler: Açlık, cinsellik, kabileye ait olma arzusu, ödül (dopamin) mekanizması ve her şeyin ötesinde bir "sonsuz olma/hayatta kalma" dürtüsü. Sistem, bu ham kodların çevreyle etkileşimi üzerinden yürür. İşte tam bu noktada, bireyin algı, zeka ve sorgulama kalitesi, genin nihai kaderini belirleyen en büyük filtre haline gelir.
Bu deterministik ağın en radikal ve uç örneği, kör inancın pençesindeki bir intihar bombacısının eylemidir. Nesnel ve biyolojik gerçeklik açısından bakıldığında, kendini patlatan bir birey kendi genlerini saniyeler içinde küle çevirerek mutlak bir evrimsel başarısızlığa imza atar. O, Dawkins’in tabiriyle "Mem" adı verilen zihinsel bir inanç virüsü tarafından hacklenmiş, sistemi çökertilmiş bir robottur.
Ancak olaya eylemi gerçekleştiren öznenin içsel ve algısal gerçekliği açısından bakıldığında, mekanizmanın motoru yine genin yüklediği o ham "sonsuz yaşama ve üreme" kodudur. Düşük bilinç ve dogmatik algı filtresine sahip bir zihin; cennet, ebediyet ve huriler gibi soyut vaatlerle kandırıldığında, biyolojik olarak ölmeyi aslında "nihai olarak hayatta kalmanın ve sonsuzluğu yakalamanın" tek yolu olarak simüle eder. Birey, kendi illüzyon dünyasında en "başarılı" ve kazançlı hamleyi yaptığını sanarak tetiğe basar. Genin verdiği ilkel dürtüler, rasyonel filtreden yoksun bir beyinde manipüle edilerek genin kendi kendini imha etmesine yol açar.
Yüksek bilinç, detaycı irdeleme ve rasyonel algı filtresine sahip bir birey ise dışarıdan gelen bu kültürel virüsleri (memleri) deşifre eder. Genin hayatta kalma kodunu sahte vaatlere yem etmez ve rasyonel zeminde kalmayı seçer.
Gen Bencildir, insanı sadece çaresiz bir robot olarak ilan etmez. Bizi yöneten bu ilkel amaç kodlarının, bireyin zeka ve bilinç kalitesine göre nasıl ya bir yok oluşa ya da gerçek bir hayatta kalma başarısına evrileceğini gösterir. Dawkins’in de kitabın sonunda vurguladığı gibi: Bu dünyada, bencil eşleyicilerin zulmüne karşı isyan edebilecek, o ham kodu rasyonel filtresiyle deşifre edip sistemin dışına çıkabilecek tek varlık biziz. Hurafelerden kaçmayan, gerçeğin çıplak ve mekanik yüzüyle yüzleşmek isteyenler için bu eser, her satırı deşifre edilmesi gereken nadir bir altın madenidir.