Gönderi

6/10
·276 syf.··
2017 25. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2017 12:04
Ne zamandır ilgimi çeken bir kitap olmasına ve E.H.Carr'ın çok ciddi bir tarihçi olduğunu düşünmeme karşılık ne yazık ki umduğum bilimselliği bulamadım. Kitap Rus devriminin bir özeti olarak sadece Carr'ın öznel yorumlarına dayanıyor. Yani kaynaklar yok. Rahatsız olduğum diğer husus ise Carr'ın Rus devrimini anlatırken bu öznellikten faydalanarak Stalin'e adının geçtiği her yerde saldırıyor olmasıdır. İçerikten söz edecek olursak yazar, bu saldırıları yaparken hedefinin kim olduğunu bildiği sürece ona göre neyle suçladığının bir önemi yoktur. Çünkü o Stalin'i mantıklı ya da mantıksız her konuda suçlu bulmaktadır. Aslında böyle yaparak bu kitapta kendini aşağıya çekmiş olur ve çelişkili ifadelerinde ne dediği anlaşılmaz. Bir bölümde Stalin'i sanayileşmeyi geciktirdiği iddiasıyla suçlarken bir başka bölümde ise sanayileşmenin işçiler üzerinde yarattığı baskıdan söz eder. Hatta bu ileri gider; NEP'i savunmakla suçladığı Stalin bir başka bölümde NEP'i yıktığı için suçludur. Carr'ın suçlamalarında esas olarak ciddiye aldığım nokta bu tutarsız kendini bilmezlik değildir. O sadece bir noktada Stalin'i ciddi anlamda suçlar: o da rus milliyetçiliği ve tek ülkede sosyalizmdir. Yazarın marksizmden anladığına göre Rus devriminin kaderi ''birleşik avrupa devrimi'' ile belirlenecek ve bu olmadığı taktirde Rusya'da sosyalizm inşa edilemeyecektir. İnşa edilebileceğini söyleyen Stalin ise yine yazarın öznel takıntıları vesilesiyle ''katı ortodoks, rus milliyetçisi, şovenist, yobaz vb.'' ilan edilmiştir. Stalin'in böyle bir fikri ortaya atması bile yazar tarafından ''otoritesini pekiştirme'' anlamında yorumlanmaktadır. Yazar kitabında hiçbir zaman Lenin'in avrupa birleşik devrimi konusundaki sözlerinden alıntıya başvurmaz ama ''Lenin böyle der böyle düşünür'' der. Bakınız, Lenin'in bu konuda söyledikleri kitaplaştırıldı bile. Lenin daha 1916'da bu avrupa birleşik devrimi sloganının saçmalığını ortaya dökmekle yetinmemiş, sosyalizmin ''önce bir ya da birkaç'' ülkede zaferinin mutlak olacağını söylemişti. Lenin'e göre tüm avrupada proletaryanın birleşik ayaklanması emperyalizm aşamasına gelmiş kapitalizmde imkansız ve hayal ürünüydü. Bu fikir Troçki'nin menşevik kökeninden gelen bir fikirdi. Troçki daha sonraları da bu sloganı ortaya attığında Lenin yazdığı makalelerde bunun saçma olduğuna değinmişti. Lenin'in burada dikkat etmek istediği nokta kapitalizmin eşitsiz gelişim yasasıdır. Kapitalizm her ülkede farklı seviyelerde olduğu için aynı anda birkaç ülkede birden sosyalizmin zaferi söz konusu olamaz. Troçki bunu anlamak istememiştir. Troçki'nin anlamak istememesi bir yana, kitabı okuduğumuzda anlaşılıyor ki aynı şeyi yazar da anlamak istememiş ya da gözardı etmiş. Kendi ağzıyla birleşik avrupa devrimi projesinin başarısızlıkla sonuçlandığını söylüyor ama Stalin'i yine bu konuda suçlamayı biliyor. Yazar bu kitabı yazarken Stalin'i özellikle suçlanması gereken biri olarak görmüştür. Tek ülkede inşa edilen sosyalizmi bir rus ortodoksluğu olarak görmesi de bu girdiği suçlama psikolojisiyle ilgilidir. Öte yandan Rus devrimini gereğinden daha az önemseyerek sanki bütün kitabı ''Stalin'e nasıl iftira atarım'' düşüncesiyle yazmıştır. Bu kitabı okur okumaz anladım ki Carr'ın Stalin'e bakış açısı çok dar, çok öznel, çok duygusal ve son derece sıkıntılıdır. Ben de tüm bunlara rağmen kendisi bu konuda ciddi bir tarihçi olarak görüldüğü için ve diğer antikomünist yazarlardan farklı bir yol izlediği için, ayrıca da kitabı yazdığı dönem için böyle bir psikolojiye girdiği ama örneğin 2. dünya savaşı yıllarında bu psikolojiyi terk ettiğine dair kendi öznel durumu sebebiyle kitaba verdiğim puanı o kadar da düşürmek istemedim. Rus devrimini anlamak için iyi bir kitap mıdır ya da iyi bir özet midir diye düşünenlere cevabım ise kesinlikle olumsuzdur. Çünkü kitapta adamın derdi devrim değil Stalin'dir ve ona iftira atmaktır. Rus devrimini anlamak için bundan daha önemli çok çeşitli romanlar, anılar ya da tarihsel kitaplar mevcuttur. İyi okumalar dilerim.
Tarih
Lenin'den Stalin'e Rus Devrimi 1917-1929Edward Hallett Carr · Yordam Kitap · 201196 okunma
·
229 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu yazdıklarınız da sizin yorumunuz bana kalırsa. Benim de görüşüm Stalin' in dünyadaki devrim algısını onarılmaz bir şekilde tahrip ettiği yönünde. Başkanlığında yapılan bazı uygulamaları devrim hassasiyeti ve anti-komünist saldırıların nefs-i müdafaası olarak görmek ve göstermek komünist romantiklik olur kanaatimce. Tabi E. H. Carr ne kadar iyi bir tarihçi olursa olsun olaylara daha liberal bir taraftan baktığı için bu konudaki görüşleri sol hassasiyeti fazlaca sarsacak cinsten. Bu arada Yordam Kitap sanırım Troçkist bir grup tarafından idare ediliyor, bu sebeple Stalin'e atılıp tutulması onların da işine gelir:)
Arda Çolakoğlu
Gönderi Sahibi
Dünya'da devrim algısını tahrip ettiğinden söz etmişsiniz. O zaman Stalin'in varolan devrim algısını nasıl saptırdığını da açıklarsanız sevinirim.
Carr'ın Stalin karşıtı olduğunu bilmiyordum. Yordam niye basmış o halde bu kitabı?
Arda Çolakoğlu
Gönderi Sahibi
Yordam saçma sapan her türlü kitabı basabilecek durumda
Sovyetlerle ilgili tarafsız kaynaklar hangileri. Öneriniz var mıdır?