1984
Puan vermedi·352 syf.··
2018 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2018 10:52
*****İncelemem Spoiler Barındırmaktadır.*)*** Yazarın "Hayvan Çiftliği" kitabını daha önce okumuştum. Bende ikisi farklı tatlar bıraktılar açıkçası. Genelde distopyalar bende bir iç sıkıntısı yaratıyor ve 1984' te bu durum okuduğum diğer distopik kitaplara kıyasen daha da fazlaydı. 1984'ün gerçekliğe yakınlığını daha başka izah edemem sanırım. Başkahramanımız Winston, Büyük Biraderin, tele ekranın ve düşünce polisinin baskısı, gözetimi altında yaşayan geçmişi ve şuanı  *çiftdüşün* ( "insanın iki çelişik inancı zihninde aynı anda bulundurabilmesi anlamına gelir") vb baskı yöntemleri nedeniyle sorgulamadan kabul eden   Okyanusya halkının bir vatandaşıdır. Fakat kahramanımız 'kardeşlik' denen ve kitabın sonlarında O'brien tarafından varlığı "Bunu asla öğrenemeyeceksin, Winston. Seninle işimiz bittiğinde seni salıversek de, doksan yaşına kadar da yaşasan, bu sorunun yanıtının Evet mi yoksa Hayır mı olduğunu asla öğrenemeyeceksin. Ömrün boyunca kafanda, çözülmemiş bir bilmece olarak kalacak." sözleriyle tamamen bir muammaya dönüşen örgütün yine varlığı şüpheli üyeleri dışındaki diğer bütün vatandaşlardan farklıdır. Farklıdır, çünkü düzene tamamen, içlerine kadar bağlı kalan hiçbir bireye benzememektedir. Farklıdır çünkü  ^Bağnazlık bilinçsizliktir.^ farkındalığındadır. Bilincini korumak, geçmişi hatırlamaya çalışmak, bunları tele-ekrandan verilen uydurma bilgilerle karşılaştırmak, doğru bilgiye ulaşmak için kendini zorlamaktadır.  Ama yalnızdır Winston. İçindekileri kimseyle paylaşamamanın, içinde biriktirmenin düşüncelerini temellendirememenin -ki bunu ^Nasılını biliyorum Nedenini bilmiyorum^ şeklinde dile getirmektedir- verdiği ağırlık onu günce tutmaya zorlamıştır. Winston içinde bulunduğu yalnızlıktan Jane ile biraz sıyrılır. O'brien'e sebepsizce güvenmesine karşın Jane'e biraz temkinli yaklaşır. İlişkileri Winston'un bile tahmin edemediği bir hızla ilerler. Fakat bu bir aşk hikayesinden çok bir  başkaldırıdır. Winston da Jane de aslında bu ilişkileriyle içten içe kurulu düzene isyan etmektedirler. Çok sonraları günce tutmak için aldığı defter, ayakkabı bağcıyı almak için gittim derim güvencesiyle fakat yine de korka korka ve bi o kadar da merakla gideceği dükkan, oradaki görevli ile sohbetleri ( Bay Charrington) büyülenerek alacağı mercan kiralayacağı oda ve nedenini hala anlamadığım bir şekilde güvendiği O'brien kaçınılmaz sonu hızlandıracaktır. Bence en iyi kısım,kitabın ikinci bölümünde ele alınan "Oligarşik Kollektivizmin Teori Ve Pratiği" ismiyle anılan ve 2 dk nefretin sürekli konusu Goldstein'in sözde kitabının bir kısmının verildiği yerdi. Bahsettiğimiz kitap bir kabus senaryosu evet. Fakat nasıl olur da bir yazar kurguladığı bir dünyayı hem yaşayanların hem de görünmeyen-gerçek hatlarıyla ve bu kadar ayrıntılı bi o kadar gerçeğe yakın anlatır anlamıyorum. Yazarı bu konuda haddim olmayarak tebrik etmek istiyorum zira  kitabta baştan beri hissedilen kurulu ve bence korkunç, acımasız düzenin tüm foyasını ortaya çıkaran; Winston'un da bildiklerini sistemleştiren bölüm, bende hayranlık uyandırdı. Ayrıca kitapta Winston'un başından beri sonun kaçınılmaz olduğunu söylemesine rağmen düşünce polisi tarafından basildiklari sahnede gerçekten şaşırdım. Nedense beklemiyordum. Ek olarak yazar kitap için resmen yeni bir dil oluşturmuş. Kelimeleri karakterlere açıklatışı, temellendirişi bir başka etkileyici. Karakterler ve davranışları o kadar güzel betimlenmiş ki bir çok karakter kafamda bir yerlerde hala okuduğum andaki canliliklarini koruyorlar.   İncelemem ne kadar yeterli oldu bilmiyorum ama kitaptan bol bol alıntı paylaşacağım kesin. :)
Edebiyat
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.