264 syf.
·Beğendi·9/10
Ben kapattırdım köy enstitülerini. Ben toprak ağasıyım. 200' e yakın köyüm var. Bu köylerdeki halk bana tapar. Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı. Ama köy enstitüleri açıldıktan sonra 5 köyüme köy enstitüsü mezunu geldi ve bu köylerden artık kimse bana gelip danışmamaya başladı. Ben düşündüm, 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu gelirse benim ağalığım ne olur, sıfıra düşer! Böyleyse benim harekete geçmem gerekir dedim ve doğudaki bütün ağalara telefon ettim, onları topladım. Bir de batıdan buldum, Eskişehir' den Emin Sazak. Sonra Menderes' le pazarlığa gittik. (Yıl 1950 seçimlerin zaman) Dedik ki köy enstitülerini kapatırsan şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve batıdan Emin Sazak' ın oyları sana. Kapatmazsan oy yok ve Menderes' te 1950' de iktidara gelir gelmez köy enstitülerinin temelini sarsmaya başladı.
(Van milletvekili Kinyas Kartal)

Kitabı bitirince kendi düşüncelerimi belirten bir yorumum olacaktı elbette. Ta ki kitabın sonlarında yer alan, o dönemin Van milletvekili Kinyas Kartal' ın bir gazeteciye verdiği röportajı okuyana kadar. Köy enstitülerinin ne olduğunu, kimlerin neden bu kurumlardan korktuklarını hiçbir cümle, hiçbir yorum Kinyas Kartal' ın üstteki açıklamaları kadar net açıklayamazdı.
Gazeteci sorar. " Köy enstitüleri komünist yetiştirdiği için mi kapatıldı?
Kinyas Kartal: "Hayır. Beni babam Moskova Üniversitesinde okuttu. Komünizmin ne olduğunu ben gayet iyi biliyorum. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu. "

Daha önce de hep dediğim gibi aydınlanmaktan korkuyorlar. Bilgiden, bilinçli nesillerden korkuyorlar. Köy enstitüleri devam etseydi bugün ne derebeylik sistemi kalacaktı doğu bölgelerinde, ne terör olacaktı ne de köylü cahil ve yoksul kalacaktı. Bunların hiçbiri kader olmayacaktı.

Ve iki büyük eğitim neferi İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yücel. Atatürk' ten sonra bu ülkenin gördüğü en büyük devrimcilersiniz. Gönlümdeki yeriniz çok büyük. Sizlere minnettarım...