272 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Yarattığının Hakkını Gizleyen Yaratıcı

Eşi ve arkadaşlarıyla birbirlerine korku hikâyeleri uydurup anlattıkları bir akşam bu hikayeyi anlatan sonra da bunu yazı hale getirmiş olan yazar, daha sonra bazı bölümleri çıkararak sadeleştirmeye gitmiştir. Kitabın önsöz bölümünde bu sadeleşmenin hikayenin özüne dokunulmadan yapıldığını da belirtmiştir.

Bilimin en önemli dayanağı meraktır. Yaratıcı Frankenstein, bu merakla ölümün kapatılmış kapısını aralayarak bir canlı var edebileceğini düşünür. Birçok zorlu yolla bunu başaracağını anlar. Üstelik yaratacağı bu canlının devasa büyüklükte ve güçte olması gerektiğini düşündükçe çalışmalar onu daha da cezbeder. Frankenstein ’in bu düşüncesi ölümü yenebileceğine olan inatçı bakışından ileri gelir. Yaratığını heybetli olacak şekilde yaratma çalışmalarına girişir ve çalışmaları sonuç verir; yarattığı canlı yaşar. Ancak Frankenstein yarattığı bu yaratığın can bulmuş halini görünce ondan tiksinir ve onu yalnız bırakır.

Hikayenin buraya kadar olan bölümü aslında çoğu yerden bildiğimiz kısım. Ancak bundan sonra modern kültürün bizlere pompaladığı filmlere göre yaratılmış bu karakterin oldukça farklı bir seyir aldığını anlıyoruz. Yani izlediğimiz karakterle kitapta can bulan karakter arasında farklılıklar var.


Bir adam yalnızca ölümü alt etmek ister. Başarır. Ama düşünmediği bir şey vardır. Bu yaratık kimdir, nasıl bir gelişim süreci gösterecektir.

Şimşeğin elektrik enerjisini kullanarak elektroşok dalgası elde edip bir ritm oluşturmaya çalışan Frankenstein, yazıldığı dönemde bilimkurguya hizmet etse de bize ilerleyen dönemlerde kullanılacak çeşitli yöntemlerin öngörüldüğünü de göstermektedir.

Shelly, Frankenstein’i mitolojiden bildiğimiz, Zeus’tan ateşi çalıp insanlığa bahşeden ve cezalandırılan Prometheus ’la eşleştirir. Modern Prometheus olan Frankestein, tıpkı Zeus tarafından derin bir azaba terk edilen Prometheus gibi azap çekecektir.

1800’lü yılların gotik tarzını romantik ögelerle besleyen ancak bilimin henüz açıklamakta güçlükler çektiği var oluşu ele alan kitap, daha sonraki dönem eserlerini beslemiştir. Hala günümüzde birçok kitapta etkisini hissetmemize neden olan da modern Prometheus’ ların artması ve artacak olmasından ileri gelir.

Tüm bu nedenlerin yanı sıra dilinin akıcılığı, kurgunun sağlamlığı için elbette okunmalıdır. Ayrıca felsefik ve psikolojik yönü çok sağlam kurgulanmış bir kitap Frankenstein. Yaratığımızın gelişim süreci, ruh durumunu ve yaşadığı duygu değişimlerini anlayabilmek için de bir o kadar okunmaya değerdir.

Yazarın genç yaşta bu derece sağlam bir eser bırakması çok dillendirilmiş; ancak kişisel kanaatim bir şey yazmak için gerekli olanın nicel değil nitel olgunluk olduğudur. Shelly, zihninin yapıtaşlarını farklı kaynaklara kanalize etmiş ve bize aslında büyük merak uyandıracağına emin olduğu bilimsel bir de kapı açmıştır.
İzlediklerinize aldırmadan bu kapıdan geçmenizi ve okumanızı önereceğim güzellikte bir kitaptır. :)
Keyifle okuyun…