BÜTÜN ÖZGÜR KADINLARA SELAM OLSUN!
Kitap için inceleme videosu: youtube.com/watch?v=d7m0Gkf...
Lou Andreas-Salome, hayran olduğum kadın. Kendisinin diğer kitaplarını da okuyacağım ama önce neden hayran olduğumu anlatayım.
Küçük yaşta Almanca ve Fransızca öğrenmiş. 17 yaşındayken teoloji ve felsefe dersleri almış. Üniversitede Teoloji ve Sanat Tarihi okumuş.
1882'de Nietzsche'nin evlenme teklifini geri çevirmiş. Bakın Nietzsche'nin :D
Utanıyorum bunu demeye ama benim henüz kitaplarını okuma seviyesine ulaşamadığım adamın evlilik teklifini reddetmiş :(
Hayran kalmamak elde değil!
Sigmund Freud'un yakın dostu ve öğrencisi olmuş. Peki bunları neden anlatıyorum ve kitapla ne alakası var?
Kadınlar var yaşam denilen bu döngünün içerisinde. Çağlar boyunca mutfaklara tıkılıp kalan kadınlar.
Yemek yapmak, fabrika misali çocuk üretmek ve temizlik yapmak dışında herhangi bir görevi olmayan kadınlar.
İkinci bir sınıf olan ve de erkeğin kaburgasından yaratılan kadınlar.
Hor görülen kadınlar var tecavüze uğrayan taciz edilen kadınlar.
Ama artık böyle değil, gelin şu lanet döngüyü kıralım!
Kadın kadındır baban çiçektir diyerek ciddiyetimi bozmadan anlatayım.
Kadınlar ezilen tarafta olan kadınlar.
Özgürlüklerini yitiren kadınlar.
Her yerdeler. Nefes alamıyorlar okuyamıyorlar konuşamıyorlar gülemiyorlar.
Bazıları var ki bunlar kendilerini ki kendileri de kadın olmasına rağmen bile bile eve kapatıyor.
Karl Marx güzel demiş "Zincirlerimizden başka ne var kaybedeceğimiz." diyerek. Aynısını ben de sizlere söylüyorum. Neler var kaybedeceğiniz ha?
Sokaklara çıkın istediğiniz gibi ve dolu dolu dans edin!
Hayatınızı yaşayın durmadan gülümseyin!
Sizlere gülümsemek çok yakışıyor.
Akademik kariyer yapın bu dünyayı erkekler yönetmesin!
Bilim İnsanı olun geleceği aydınlatın!
Konuşun, durmadan konuşun!
Ne yaparsanız yapın ama güzel yapın. Çocuk yetiştirmek mi istiyorsunuz yetiştirin. Onlar da geleceği aydınlatsın.
Ama artık kadınlar korkmasın, 2. sınıf olmasın.
Bir sürü örnek var ve bunlar durmadan artacak. Bunlardan birisi de Salome. Fransızca ve Almanca öğrenmiş küçük yaşta.
Sizlerin ondan farkı ne :D
Fark yok :)
Bir erkeğin egemenliği altında kalmak ile sanatı takip ederek ressam olmak arasında kalan kadının hikayesi...
Ama bu hikayeyi herkes okumalıdır. Ve herkes de SANATI SEÇMELİDİR.
Özgür olan, gülümseyen, dans edebilen ve nice nice güzel şeyler yapabilen o KADINLARA SELAM OLSUN! Her zaman destek olmak için yanınızda olacağım.
Herkese iyi okumalar dilerim :)
Güzel bir inceleme kitabı okumayı düşünmeye başladım lakin çok yanlış anlaşılan kaburgadan yaratılma olayına bir değinmek istiyorum. Amacım tartışmak değil. İslami literatüre göre erkekler topraktan kadınlarda onların kaburga kemiğinden yaratılmış. Yani kadın en azından canlı olan bir parçadan yaratılmış. Toprağın mı kaburganın mı daha üstün olduğuna kim karar veriyor ki. Eğer sorun erkeğin önce yaratılması ise e o zaman cinler de insanlardan önce yaratıldı ama insanlar daha üstün.
Yani dini bir olgunun - bir zamanlar benimde beslediğim-kuruntuların içinde eirmesinden hoşlanmıyorum. O yüzden yazmak istedim :') Teşekkürler
Kaburga kemiği hadiste geçiyor. Ayrıca Kuran da A'raf suresi 189. Ayette: "Sizi bir tek candan (Âdem'den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havva'yı) yaratan O'dur..." diye geçer. Hristiyanlıkta da olabilir sonuçta kaynak aynı
Ömer bu kitabı senin yüzünden okumaya başladım. Ne yazarını ne de kitabı biliyordum daha önce. Henüz daha 20 sayfa okumama rağmen çok güzel akıyor kitap ya. Çok teşekkürler değerli incelemelerin ve kitap seçimlerin için.
Kadınların kadınlara yaptığı zulmü gördükçe, sizin gibi erkeklerin varlığı gücümüze güç katıyor. Kendim ve tüm hemcinslerimin adına teşekkür ediyorum. Umarım bir gün her kadın özgürlüğün tadına varır.
hiçbir iletinize profilinize bakmadan bu mükemmel yorum için takibe alıyorum✨ İkinci sınıf olmayı kabul eden kadınlar bile varken, bir erkekten bu yorum. NOKTA.. 👏👏👏