Bugüne kadar Zweig'in 14, King'in 13 kitabını okumuşum ve bu kitabı yazarının kim olduğunu bilmeden okusam Stephen King yazmış derdim herhalde. Zweig'in alışılmış iç karartan, durağan, bunalımlı, psikolojik tahlil dolup taşan hikayelerinden biraz daha farklı bu kitap. Sanmayın ki hikaye neşe saçıyor, öyle bir şey yok :) Ancak kitapta sürekli kendini hissettiren bir gerilim ve insanı merak ettiren bir hava var. Fark ettiğiniz gibi kitabın adı bile gizem taşıyor :) Bu yüzden elinize aldığınız gibi bitiriyorsunuz zaten.
İnsan psikolojisine yönelik ustalığıyla bilinen Zweig hızını alamıyor ve bu hikayede hayvan psikolojisine de el atıyor. Hikayedeki köpeği zihninden geçenlerle ve hareketleriyle öyle bir anlatıyor ki hayvan gerçekten gözünüzde kişilik sahibi bir canlı haline geliyor. Bana King'in Kujo'sunu da anımsattı biraz. Acaba King bu öyküyü okuyup etkilenmiş midir, merak ettim :)
Öyküye dair yazılacak çok bir şey yok ancak yazarı sevenlerin "şimdi çok bunalımlı bir kadın/erkek var ve onun psikolojisini tahlil edeceğim" formülünden biraz daha farklı olması sebebi ile mutlaka okumaları, yazarı sevmeyenlerin de yine aynı sebepten bir şans vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Şahsen benim için Satranç ve Mecburiyet ile birlikte en sevdiğim hikayelerden oldu.