Gönderi

Herkesin Bir Yara İzi Vardır, Kimseye Dokundurtmayacak Kadar Güzel Olan
Puan vermedi·216 syf.··
2018 248. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2018 23:03
youtube.com/watch?v=Urqo8j_... Bir tanışmada ya da tanıtımda ilk başta mevzu bahis olan isimlerdir. İsimlerden sonra gerisi gelir. Ben de isimden başlamak istiyorum. Hele ki yazar böyle enteresan, dikkat çekici, merak uyandıran ve orijinal bir isim bulmuşken, buna değinmek gerek. Bu değinmeyi de arka kapaktaki o tek belirginliğin “belirsizlik” olduğu tonda yapmak istiyorum: Mehmet’i sakatlama işinde serçenin bir parmağı olabilir. Bu serçeden ne anladığınıza göre değişir. Yoksa düz serçenin bu işle pek bir ilgisi yok. Mehmet’i Çiğdem’in serçe parmağı da sakatlamış olabilir. Ama bu serçe parmağının temas ettiği yarayla doğrudan ilintilidir. Yoksa düz Çiğdem’in serçe parmağının da bu işle pek bir ilgisi yok. Evet bütün mesele “yara” ve o yara geçmiyor. Üç temel karakter; maddiyatı umursamayan, adaleti benimsemiş, insani yozlaşmaya tahammülü olmayan kırılgan sessiz çığlıklarıyla Baba, zulme uğramış ama “ikna odaları” nda bir türlü ikna edilememiş aksine meyus edilmiş, hezeyanlara gömülmüş Çiğdem ve hayatı, kavga ederek ve bunalımlarına rağmen ayakta kalmaya gayret ederek yaşayan Mehmet. Baba’nın çığlıklarının da, Çiğdem’in sayıklamalarının da, Mehmet’in kendiyle monologlarının da vardığı yer “yara”. Belki de serçenin dişisinin sönük renkli olması, babanın da çok uzaklarda olması, bu ışığın Mehmet’in üzerinde yanmasına neden oldu ve anlatımda Mehmet ön plana çıktı. Her ne kadar olay Genç Mehmet’in Acıları ya da Mehmet’in Derin Trajedisi gibi görünse de Çiğdem’in de Baba’nın da acıları gerçek, yaraları sahici. Mehmet’i ise öne çıkaran savaşıyor oluşu, direnci. O yüzden Mehmet’i ancak sakatlayabilirler. “Hep böyle başlar. Birileri en bıçak olmayacak şeyi kınından çıkarıp… Öldürmeyecek bir yara… açar.” Kitaptaki ana renk, soluk bir gri ve fluluk hâkim. Çığlıklar, sayıklamalar, kendiyle kavgaların olması ve anlatım şekli bu atmosferi güçlendiriyor. Eğer bu bir film olsaydı kuvvetle muhtemel siyah beyaz olurdu dedim kendi kendime. Çok büyük bir hikâyesi yok aslında kitabın ama derin trajedileri var. Yoğun bir atmosferi de olduğu için, atmosferiyle etkisi altına alıyor. Anlatımda bilinç akışını benimseyen Süngü, bu romanında da anlatım şeklini değiştirmiyor ama fark olarak bu romanı daha trajik ve eserin ağır bir havası var sanki roman boyu arkada Adagio çalıyor, ya da bu şarkı bu kitaba çok uyuyor sanki romanın arka plan unsuruymuş gibi. youtube.com/watch?v=XN5BFIH... Gerek romandaki Mehmet karakteri gerekse de Süngü’nün diğer romanlarındaki karakterler bana hep birini hatırlatıyor. Bir zamanlar TRT’de Şubat diye bir dizi vardı. Burada da Duble adında bir karakter. Duble kişilik bozukluğu olan, içinde iki farklı karakteri barındıran, sürekli kendiyle kavga eden biriydi. Süngü’nün karakterleri ve bu roman özelinde Mehmet de Duble’yle benzerlik gösteriyor. youtube.com/watch?v=BJoJdR0... youtube.com/watch?v=i9ZoHhB... Romandaki zamanın ilerleyişi diğer bilinç akışı eserlerindeki gibi karakterlerin olayları ve kişileri hatırlamasına göre değişiyor yani doğrusal bir ilerleme yok. Olaydan çok trajediye, düzenli aksiyondan çok yaraya odaklanıldığını ve anlatım biçimini göz önüne alırsak kendini hemen ele veren bir romandan çok üzerine düşünülmesi istenen bir romanla karşı karşıyayız. Açık açık yarayı görmeniz değil beklenen, onu hissetmeniz, yaraya ortak olmanız bekleniyor. O yüzden romana nüfuz edemeyip yüzeysel değerlendirenlerin anlamlandırma problemi yaşayacakları açık. Son olarak, Süngü’nün romanı babasına ithaf etmesi, romandaki genel olay akışı ve karakter şekillenmeleriyle, Baba karakterinin romandaki yerini düşününce akla şöyle sorular geliyor; Acaba ne kadarı gerçek? Otobiyografik mi? Eğer öyleyse ne kadarı otobiyografik?
Edebiyat
Mehmet'i Sakatlayan Serçe ParmağıGüray Süngü · Dedalus Kitap · 2015805 okunma
··
352 Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Güray süngü ile ilk defa karşılaşıyorum.Kırtasiyeye soru bankası almak için gitmiştim.Ama istediğimi bulamayınca alltan 3. Rafta kitabın ilk önce rengi sonra adı gözümü doldurdu.Kitabın arka kapağını okuduğumda şairlik kelimesi dikkatimi çekip bi anda hiç bilmediğim bir yazarın hiç yorumlarını okumadığım bir kitabı almış oldum ve kütüphaneme koydum elimdeki kitabı bititrip direk başlamak istiyorum yazınızı okuduktan sonra😊
Emin K.
Gönderi Sahibi
Bazen sönük-rastlantısal görünen tanışmalar o yazara dair bir sürekliliği getirebiliyor. Belki bu sizde de böyle olur. Tabi bunda hızlandırıcı ve merak uyandıran bir katkım olursa ben de sevinirim :) Tadında, güzel bir okuma olması temennisiyle...
“İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır” a yazdığınız incelemeyi çok beğenmiştim. Ne zaman olur bilmem ama sırada “Düş Kesiği” var. Şimdi sonunda beni bekleyen yazıların olmasını bilerek okumak daha güzel olacak. :)
Emin K.
Gönderi Sahibi
Keyifli okumalar diliyorum o halde :)
Kitabı biraz önce bitirdim ve hakkında ne yazılmış bakayım dediğimde ilk sizin yazınızla karşılaştım. Bulanık bir fotoğrafta efekt değiştirince bir şeyler daha netleşir ya hani hah işte bu yazı da öyle oldu benim için. Siz hep yazın.
Emin K.
Gönderi Sahibi
Kitabı okumuş olanlarla anlamlı bir paylaşım oluyor bu incelemeler, bazen 'ne gerek var' demeyip yazıyorsam bunun içindir. Ve bu tarz karşılıklar bulması da sevindirici bir olumlama oluyor, teşekkürler. Aynı resme bakıp birbirimize gördüklerimizi söylemezsek, resim daha anlamlı olabilir mi? Ya da resmin bize sunduğu içerik daha zengin olabilir mi? Muhtemelen çok zor... O yüzden paylaşım kadar karşıda bir şimşek çakması da önemli. Eğer kayıtsız kalamadığım bir kitapsa, kendimce, elimden geldiğince gördüklerimi, düşündüklerimi yazmaya çalışıyorum. Süngü'nün diğer kitaplarına devam ederseniz birkaç inceleme daha göreceksiniz :)
Samimiyetle söyleyebilirim ki bir Güray Süngü kitabını okuduktan sonra en sevdiğim şeylerden biri de senin emek kokan bu güzel incelemelerini okumak oluyor. Diğer incelemelerin de ufuk açıcı gerçekten. Emeğine sağlık, yine çok güzel bir inceleme olmuş :)
Emin K.
Gönderi Sahibi
Rica ederim, eğer o da oluyorsa tanıtım amacı da gerçekleşiyor demektir, bu da durumu katmerlendirir :) Yorumun için teşekkürler. Keyifli okumaların olsun.
Eskisi kadar beceremiyorum okuma işini... Düzelince inşaAllah gülümseyerek bakacağım yaralar biriktirmeye bu kitapla başlayabilirim. Not defterime yazdım bile:))
Emin K.
Gönderi Sahibi
Problem değil, gülümseyerek bakılacak yaralara... Kısmet diyelim o zaman :)
Reklam
Şu hayatta adam akıllı benim, bana ait, benden diyebileceğim ve sevdiğim tek şey vücudumdaki 3-5 yara izi. Onlar bana bak iyi kötü yaşadın, hastalandın, hissettin diyenler. Yaraları seviyorum izlerini de... Kitabı okur muyum bilmem ama emek verilmiş bir inceleme şu yaralara bir eğilip bakayım dedirtti. Emeğinize sağlık.
Emin K.
Gönderi Sahibi
Rica ederim, yaraya bu kadar aşina biri olduğunuzu göz önünde bulundurarak bağ kurabileceğiniz bir roman olabilir derim. Başlık size de hitap ediyor işte tam da bu durumdan dolayı; Herkesin Bir Yara İzi Vardır, Kimseye Dokundurtmayacak Kadar Güzel Olan
Gerçekten de üzerine düşünülen, zaman harcanmış bir inceleme olduğu çok açık. Emeğinize sağlık. Ayrıca Adagio da çok yakıştı kitaba şimdi dinliyorum da.. İnceleme için en azından kendi adıma teşekkür ederim. :)
Emin K.
Gönderi Sahibi
Teşekkürler, beğenmiş olmanıza sevindim. Adagio kitaba yakışan müzik, bunun yanında en baştaki L&M videosu da kitaba çok uyuyor. Eğer daha evvel tanışmadıysanız diğer iki linkteki Duble 'de Süngü'ye çok uyuyor. Rica ederim :)