·270 syf.····Okunma: 07 Eylül 2018 23:27 Kitap çok fazla detay barındırıyordu; mühimmat, asker sayısı, coğrafya hakkında bilgiler vesaire… Bu nedenle bir solukta bitecek türden değil fakat buna karşılık çevirisi okumayı kolaylaştıracak türdendi.
İçerik açısından da deyim yerindeyse 'ezber bozan' bir kitaptı. Örneğin Filistin cephesinde Arap din kardeşlerimizin(!) İngilizler tarafından kendilerine vadedilen, altınlar ve yeni bir devlet hayalleri uğruna, gruplar hâlinde ordularımızın gücünü zayıflatmak için yaptığı saldırılar; ordumuzun bu cepheyi terk etmek zorunda kalmasıyla ordumuza karşı saldırıya geçen kadın/erkek/genç/yaşlı masum(!) Arap halkı, köylüleri…
Hans Guhr'un anlattıklarına göre ordumuz Filistin’de İngilizlerin kıskaçlarından habire kaçmak mecburiyetinde, çünkü orta doğudaki Osmanlı varlığı miadını doldurmuş. Elden bir şey gelmiyor. Bunu Atatürk'e, “Filistin cephesinden kaçtı” diyen örümcek kafaların bilmesi için belirtiyorum. Ordusuyla, mühimmatıyla kendilerinden kat be kat üstün İngilizlere karşı değil Mustafa Kemal, hangi Osmanlı paşası bir direniş gösterebilirdi?
İçerisinde H.Guhr'un insanların aç kaldıklarında aklından geçirmedikleri şeyleri bile nasıl yaptıklarını gözleriyle gördüğünü anlattığı kısımlar da tüyleri diken diken eden cinstendi.
“Türklerle Omuz Omuza”, Filistin cephesindeki birtakım olayları merak edenler ve I.Dünya Savaşı ile ilgili bir parça anı okumak isteyenler için idealdir. Önerilir.